10. Ceza Dairesi 2021/13934 E. , 2021/13708 K.
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığı"nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1-Şüpheli ... hakkında, 30/10/2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2015 tarihli ve 2015/50644 soruşturma, 2015/922 sayılı kararı ile, TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,
2-Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, tedbirin infazı devam ederken 16/01/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25/02/2016 tarihli ve 2015/50644 soruşturma, 2016/2720 esas, 2016/2526 sayılı iddianamesi ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
3-Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, 2 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 28/12/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
4-Dosya arasında bulunan Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli ve 2014/318 esas, 2015/221 sayılı kararının incelenmesinde:
a) Sanığın 19/10/2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2012 tarihli ve 2012/30931 soruşturma, 2012/13231 esas, 2012/6842 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
b) Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli ve 2014/318 esas, 2015/221 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14/04/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
c) Sanığın denetim süresi içerisinde 16/06/2017 tarihinde işlediği aynı neviden suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine; Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 tarihli ve 2018/837 esas, 2018/1180 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine,
d) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21/03/2019 tarihli ve 2018/3691 esas, 2019/791 sayılı kararı ile, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2018 tarihli kararının kaldırılmasına ve TCK’nın 191/1, 192/3 ve 62. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 51. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine dair Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanık hakkında 19/10/2012 tarihinde işlenen uyuşturucu madde kullanma suçundan daha önce Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli ve 2014/318 esas, 2015/221 sayılı kararı ile 5320 sayılı Kanun"un 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve bu kararın 14/04/2015 tarihinde kesinleştiği, mevcut incelenen dosyanın suç tarihinin 10/09/2016 olması ve söz konusu suçun Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi sebebiyle Cumhuriyet Savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilerek Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık ... hakkında, 30/10/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2015 tarihli ve 2015/50644 soruşturma, 2015/922 sayılı kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararını takiben, şüphelinin 16/01/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararı ile, sanığın 5237 Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun"un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için
tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında daha önce 19/10/2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 27/12/2012 tarihli ve 2012/30931 soruşturma, 2012/13231 esas, 2012/6842 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/03/2015 tarihli ve 2014/318 esas, 2015/221 sayılı kararı ile, sanığın TCK’nın 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14/04/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/04/2015 tarihinde kesinleşen 18/03/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın incelemeye esas 30/05/2015 tarihli eylemini, Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun"la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince, açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/12/2018 tarihli ve 2016/166 esas, 2018/488 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı"na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderilmesine,
15/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.