Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/10190
Karar No: 2014/16558
Karar Tarihi: 03.07.2014

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/10190 Esas 2014/16558 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2014/10190 E.  ,  2014/16558 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Salihli 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    Tarihi :21.02.2014
    No :2010/632-2014/168

    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
    16.01.2004-01.04.2004 döneminde davalı şirkete ait .... nolu işyerinden adına tam, 16.08.2004-30.06.2005 döneminde davalı şirkete ait 1066239.45 nolu işyerinden adına tam, 01.05.2006-10.04.2007 ve 10.09.2007-31.03.2008 dönemlerinde de yine davalı şirkete ait 1066239.45 nolu işyerinden adına kısmi bildirim ve prim ödemeleri gerçekleştirildiği belirgin bulunan davacı, davalı S.. Gıda San. ve Tar. Ür. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. nezdinde 19.10.2003-28.07.2008 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz gerçekleşen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini istemiş, mahkemece, davacının, davalı şirkete ait işyerinde 01.01.2008-01.04.2008 tarihleri arasında 12 gün, 01.04.2008-28.07.2008 tarihleri arasında ise 117 gün olmak üzere toplam 129 gün süreyle ve asgari ücretle davalı SGK" ya bildirilmeksizin çalıştırıldığının tespitine, 19.10.2003-26.01.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talebinin hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle, diğer dönemlere ilişkin talebinin ise davalı işveren tarafından sunulan 2008 yılı Ocak ayı haricindeki dönemlere ait ücret bordroları, ücret tediye fişleri, ücretsiz izin dilekçeleri ve puantaj cetvellerinin imzalı olması ve davacının bahse konu imzaların kendisine ait olduğunu beyan etmesi nedeniyle ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilerek istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
    Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Ayrıca, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Çalışmanın tespiti istemiyle hak arama yönünden Kanun ile getirilen süre, doğrudan doğruya hakkın özünü etkileyen hak düşürücü niteliktedir ve dolması ile hakkın özü bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkmaktadır. 506 sayılı Kanunun kabul edilip yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla beş yıl olarak öngörülen süre, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 5. maddesiyle on yıla çıkarılmış, daha sonra 07.06.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3995 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yeniden beş yıl olarak belirlenmiştir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yada çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
    İnceleme konusu davada, Mahkemece kabul edilen dönemler yönünden verilen karar isabetli ise de, reddedilen dönemler yönünden verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Şu halde, Mahkemece; davacının çalışmasının süresinin ve niteliğinin belirlenmesi için, tarafların gösterdiği tanıklarla yetinilmeyip, re"sen araştırma yapılarak, uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgelerinde kayden çalışması görünen diğer bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmalı, davalı işyerinin özel işyeri olduğu da gözetildiğinde, hizmet tespiti davasının her türlü delille ispatlanması mümkün olduğundan, davacının, işveren tarafından kendisine ve diğer işçilere gerçeğe uygun olmayan işe giriş bildirgeleri, bordrolar ve belgelerin manevi baskı altında imzalattırıldığı yönündeki iddiası ile bordro tanıkları S. E.. ve F. Ü.."in aynı yöndeki beyanları üzerinde durulmalı, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanık anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişkiler giderilmeli; toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre, davacının 26.01.2004-28.07.2008 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirkette kesintisiz olarak geçen çalışmasının bulunduğu sonucuna varıldığı takdirde, 19.10.2003-26.01.2004 dönemindeki hizmetlerinin hak düşürücü süreye uğramadığı gözetilmeli; böylelikle; davacının fiili çalışmalarının varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, kesintili mi, sürekli mi olduğu hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenerek, davaya konu talep hakkında bir karar verilmelidir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 03.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi