11. Hukuk Dairesi 2018/4986 E. , 2019/6300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasındaki davanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22/01/2018 tarih ve 2018/26-2017/450 sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketine "kredi kartı ödeme güvencesi sigortası" ve "gelir güvencesi sigortası" yaptırdığını, müvekkilinin prim tutarlarını düzenli ve eksiksiz olarak ödediğini, davacının 31/10/2009 tarihinde 3 yılı aşkın bir süredir çalıştığı "Ankara İnşaat A.Ş." unvanlı şirket tarafından iş akdinin tek taraflı olarak feshedildiğini, işten çıkarıldığını, davacının işten çıkarılmada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının işten çıkarılmasından kısa bir süre sonra davalı sigorta şirketine başvurarak sözleşmelerdeki sigorta teminatı tutarlarının ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın davacının aktif olarak çalıştığı iddiası ile ödeme talebini reddettiğini, müvekkilinin işten çıktıktan sonra eşine ait Nova Danışmanlık ve Mimarlık şirketinde çalışmadığını, eşine ait şirkette bulunan hisselerini 27/10/2009 tarihinde devrettiğini ve ortaklıkla hiçbir ilgisinin kalmadığını, eşinin sahibi olduğu şirketin adresinin ev adresi olması ve eşinin evin bir bölümünü büro olarak kullanmasının davacı ile ilgisi olmadığını iddia ederek davanın kabulü ile kredi kartı ödeme güvencesi kapsamında 1.000 TL, gelir güvencesi sigortası kapsamında 1.000 TL olmak üzere 2.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islahla, talep sonucunu 13.237,27 TL artırmış, ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir..
Davalı vekili, davacının talebinin sigorta genel ve özel şartlar gereği teminat dışında kaldığını, sigorta araştırma görevlisi tarafından yapılan araştırmaya göre davacının iş akdinin sona ermesini takiben çalışmaya devam ettiğinin tespit edildiği, davacının Türkiye İş Kurumu"ndan ve kendilerinden haksız kazanç elde etmek istediğini, davacının aktif çalıştığı tespit edildiğinden tazminat ödenmediğini, manevi tazminat şartlarının da yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının gelir güvencesi sigortasına göre talep edebileceği maddi tazminat 8.950,36 TL olduğu, kredi kartı ödeme güvencesi olarak da 1.811,73 TL"yi talep edebileceği, toplam talep edebilecek maddi tazminatın ise 10.762,09 TL olduğu, davacı manevi tazminat isteminde bulunmuş ise de ilk hükümde manevi tazminat isteminin reddine yönelik karar kesinleşmekle bu hususta yeniden hüküm kurulmasına gerek olmadığı gerekçesi ile davacının açmış olduğu maddi tazminata ilişkin
davanın kısmen kabulü ile 10.762,09 TL"nin 20/12/2011 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat ile ilgili daha önce verilen karar kesinleşmiş olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 551,16 TL TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.