
Esas No: 2021/1386
Karar No: 2022/1230
Karar Tarihi: 08.03.2022
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1386 Esas 2022/1230 Karar Sayılı İlamı
6. Hukuk Dairesi 2021/1386 E. , 2022/1230 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen hüküm asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 22.02.2022 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Uyuşmazlık kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup asıl davada davacı yüklenici; kendisine düşen 5 adet bağımsız bölümün tapusunun iptali ile tescilini, birleşen davada arsa sahibi; 14.000,00 TL ... bedelinin 8.000,00 TL’sinin 15.08.2005 kalanının 20.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 13.361,55 TL emlak vergisi bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 6.097,68 TL sondaj kuyusu bedelinin ödeme tarihi Temmuz 2005’ten itibaren yasal faizi ile birlikte, 137.467,54 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 40.000,00 TL villaların eksik satılmasından kaynaklanan zararın her bir villanın satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 228.309,00 TL havuz ve çevre düzenlemesi için gerekli bedelin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 35.400,00 TL çevre duvarı bedelinin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar davalı birleşen dosya davacısı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı birleşen dosya davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Mahkemece bozmadan önce asıl davanın reddine, birleşen davanın 14.000,00 TL ... , 125.262,00 TL kira, 11.492,00 TL çevre duvarı bedeli ile villaların eksik satımından dolayı uğranılan zarar için 8.360,00 TL olmak üzere toplam 159.114,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraflaraca temyiz edilmesi üzerine kapatılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2014/5697 Esas, 2014/7654 Karar sayılı ilamı ile hükmün sair temyiz itirazları reddedilerek taraflar yararına bozuluğu anlaşılmıştır.
Yargıtayın bozma kararı nedeniyle kazanılmış hak iki tür olup, birincisi mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile oluşan ve bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak, ikincisi bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalması ile doğan usuli kazanılmış haktır. Bozma kararına uymuş olması halinde mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapmak zorundadır (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Bu anlatım çerçevesinde somut olay incelendiğinde; mahkemece, ilk kararda 14.000,00 TL ... ve 11.492,00 TL çevre duvarı bedelinin tahsiline karar verilmiş olup bu kalemler bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden lehine hükmedilen taraf bakımından usuli kazanılmış oluşturmuştur. Mahkemece usuli kazanılmış hak gereği bu bedellere de hükmedilmesi gerekirken çevre duvarı ve ... bedelinin davalı birleşen dosya davacısı alacağı olarak hesaplamada dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Bununla birlikte; davalı birleşen dosya davalısının sondaj bedeline yönelik talebinin, davacı birleşen dosya davacısı tarafından tapusunun iptali ile adına tescili talep edilen beş adet bağımsız bölüme yönelik değil yükleniciye ait olup o zamana kadar tapusunun devredilmemesi nedeni ile arsa sahibi tarafından sondaj bedeli ödenen tüm bağımsız bölümler için olduğu, davalı birleşen dosya davacısının rapora bu nedenle de itiraz etmesine rağmen itirazının giderilmediği ve bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmakla eksik inceleme ile itirazlar giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca, bozma ilamına uygun olarak villaların eksiklikleri ile satılması nedeni ile uğranılan zarara hükmedilmiş olsa da mahkemece alınan kök raporda bu bedel 10.100,00 TL olarak belirlenmiş itiraz üzerine alınan ek raporda ise bedel konusunda maddi hata yapıldığı kabul edilerek bedelin 15.800,00 TL olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece gerekçeli kararda maddi hata yapıldığı belirtilen ilk bedele göre hüküm kurulması da hatalı bulunmuştur.
Son olarak; her davada haklılık durumunun davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerekir. Dava tarihinden sonra ödeme, mahsup gibi nedenlerle alacak miktarının azalması halinde reddolunan bölüm yönünden davacının haksızlığından söz edilemez. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 100. maddesi gereğince dava ya da takipten sonra alacağın bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktar ve tarih belirtilerek yapılan ödemenin az yukarıda belirtilen yasa maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına şeklinde hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece; birleşen davada belirlenen alacaktan yüklenicinin arsa sahibine, İzmir 20 .İcra Müdürlüğü’nün 2007/21667 esas sayılı dosyasında ödediği 77.849,24 TL ile İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1326 esas sayılı dosyasında ödediği 159.114,00 TL olmak üzere toplam 236.963,27 TL’nin mahsup edilmesi sonucunda davacı arsa sahibinin alacağı bulunmadığından reddine karar verilmiş olsa da İzmir 20 .İcra Müdürlüğü’nün 2007/21667 esas sayılı dosyasındaki alacakların dava konusu alacaklar ile ilgili olmadığı, İzmir 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1326 esas sayılı dosyasında yapılan ödemenin de dava tarihine göre değerlendirilerek dava tarihinden sonra alacağın bir kısmının ödenmesi halinde, birleşen davada bulunan bedele hükmedilerek ödenen miktar ve tarih belirtilerek ödemelerin TBK’nın 100. maddesi hükümleri gözetilerek icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile birleşen davanın reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak; asıl davada tapusunun iptali ile tescili istenen beş adet bağımsız bölüm dışında da yükleniciye ait olup sondaj bedeli arsa sahibi tarafından ödenen bağımsız bölüm olup olmadığının tespiti ile beş adetten daha fazla bağımsız bölüm için ödenen bedel olduğunun belirlenmesi halinde talep de dikkate alınarak davalı birleşen dosya davacısı alacağı belirlenirken bu bedelin esas alınması, villaların eksiklikleri ile satılması nedeni ile uğranılan değer kaybının 15.800,00 TL olarak hesaplanması ve ilk kararda 14.000,00 TL ... ve 11.492,00 TL çevre duvarı bedelinin davalı birleşen dosya davacısı alacağı olarak kesinleşmesi nedeni ile bu bedellerin de diğer alacak kalemleri ile birlikte hesaba katılarak davalı birleşen dosya davacısının alacağının tespiti ile hüküm altına alınması, dava tarihinden sonra ödeme yapılmakla ödenen miktar ve tarih belirtilerek TBK’nın 100. maddesi hükümleri gereğince ödemelerin icra müdürlüğünde infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı birleşen dosya davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacı birleşen dosya davalısından alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı birleşen dosya davacısına verilmesine, peşin alınan harcın talep halinde temyiz edene iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karara düzeltme isteminde bulunabileceğine, 08.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.