Abaküs Yazılım
11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4864
Karar No: 2019/6262

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/4864 Esas 2019/6262 Karar Sayılı İlamı

11. Hukuk Dairesi         2018/4864 E.  ,  2019/6262 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA


    Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/10/2017 tarih ve 2017/8 E- 2017/432 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/161 E- 2018/761 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin TPMK nezdinde 2015/11747 sayı ile "NRLNURELLA" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun TPMK resmi markalar bülteninde yayınlandığını, davalı ... vekilinin 2015/64449 sayılı "nurella" ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabul edilerek, başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin bu kez TPMK YİDK’nın 2016-M-10296 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa davalının hak iddia ettiği lakap ile müvekkilin markasının aynı olmadığını, söz konusu ismin sadece lakap olduğunu, markasal bir kullanımın söz konusu olmadığını, davalının "NURELLA" marka tescil başvurusunun müvekkili markasından sonra olduğunu, "NRLNURELLA" markasının kendi başına ayırt ediciliğe sahip bulunan bir marka olduğunu, esas unsurun markanın tamamında yer alan “NRLNURELLA” ibaresinden meydana geldiğini, müvekkilin markası ile redde gerekçe gösterilen marka arasında hiçbir benzerlik olmadığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2016-M-10296 sayılı kararının iptali ile marka başvurusunun müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı TPMK vekili, dava konusu marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının hukuka ve usule uygun olduğunu, davalı...’ın “Nurella” ibaresi için marka başvurusunda bulunmuş olup 2015/64469 sayılı başvurunun işlemlerinin devam etmekte olduğunu, söz konusu başvurunun davacının reddedilen başvurusundan sonra yapılmış olsa da “Nurella” markası açısından...’ın gerçek hak sahibi olduğunu, 556 sayılı KHK’nın 8/3 bendi uyarınca bir işaret marka olarak tescil ettirilmesine rağmen bu işaret üzerinde markayı tescil ettiren kişiye nazaran bir öncellik hakkı ya da marka hukuku dışında korunması gereken bir hak var ise bu haklara dayanılarak markanın tesciline itiraz edilebileceğini, bir markanın tescil başvurusundan önce bir işaretin başkası tarafından yaratılıp kullanılması sonucu ayırt edicilik kazandırılmışsa bu hakka dayanılarak tescilin önlenebileceğini, 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 35. maddelerine göre, tescilsiz bir marka veya bir işaret üzerinde öncellikli sınai hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması halinde bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına tescil edilemeyeceğini, diğer davalının kendisine ait "NURELLA" markası sebebiyle 556 sayılı KHK"nin hem 8/3 hem de 8/5.maddeleri ve kötüniyet sebebiyle itiraz hakkı bulunduğunun açık olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... vekili, “Nurella” markasının müvekkilin Türkiye genelinde herkes tarafından bilinen tanınmış bir marka olduğunu, “Nurella” markasının 2007 yılında yaratıldığını ve yoğun şekilde kullanıldığını, markanın Türkiye genelinde herkes tarafından bilinen tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilin moda tasarımcısı olduğunu ve son yıllarda “İşte Benim Stilim” adlı TV programında fenomen isim olarak çalışmalarına devam ettiğini, müvekkili tarafından “Nurella” markası için 3, 14, 16, 18, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 41, 43 35 sınıfta bulunan emtialar için 05.08.2015 tarihinde marka başvurusu yapıldığını, tescil işlemlerinin 2015/64469 başvuru numaralı dosya ile halen devam ettiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, ibareler arasında açık iltibas bulunduğunu, Google üzerinden “Nurella” kelimesi araştırıldığında müvekkili ile ilgili haberlerin yer aldığını ve müvekkilin "Nurella" isminin reklam çalışmalarında kullanıldığını, bu kullanım ile tanınmışlığının iyice arttığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, tarafların tescilini istedikleri markalar arasında hem 25. ve 35. sınıfta yer alan emtialar açısından hem de ibareler açısından görsel ve fonetik olarak 556 sayılı KHK’nın 8/1-b. maddesi anlamında iltibas oluştuğu, her ne kadar davacının marka başvurusu redde mesnet marka başvurusundan önce olsa dahi, davalıya ait “NURELLA” ibaresinin ortalama tüketici nezdinde tanınmış düzeyde olması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinden yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davalının TPMK YİDK"nın karar verdiği tarihte, hatta dava tarihinde “Nurella” ibareli tescilli bir markası bulunmadığı, bu nedenle 556 sayılı KHK"nın 8/1.b ve 8/4.maddelerinin somut olayda uygulanma ihtimalinin olmadığı, bu nedenle mahkemenin 8/1.b ve 8/4.maddeleri yönünden davanın reddine karar vermesinin doğru olmadığı, fakat TPMK YİDK kararında ve alınan bilirkişi raporunda davalının öncelik hakkının bulunduğunun tesbit edildiği ve YİDK kararında davacının iyiniyetli olmadığının da belirtildiği gözetildiğinde, davalının “nurella” ibaresini davacıdan daha önce kullandığı ve 8/3.madde kapsamında öncelik hakkının bulunduğunun tartışmasız olduğu, davalı ..."ın TV programları ve internet ortamında bu ibareyi davacının başvuru kapsamı olan giyim sektöründe tanıttığı, bilinirlik kazandırdığı, kendisinin de ünlü bir modacı olduğu anlaşılmakla, aynı alan faaliyet gösteren davacının bir markanın aynısını veya benzerini, aynı veya benzer mal ve/veya hizmetlerde kullanılmakta olduğunu bildiği halde, o markayla karıştırılabilecek bir markayı tescil ettirmek istemesi ve söz konusu işaretin asıl sahibinin markayı kullanmasını önlemek amacıyla marka tescil ettirmesinin iyiniyetli bir davranış olmadığı, dolayısıyla davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK"nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.10.2017 tarih ve 2017/8 E. - 2017/432 K. sayılı kararın kaldırılmasına, davanın anılan yeni gerekçelerle reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi