10. Hukuk Dairesi 2020/11961 E. , 2021/11802 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İzmir 12. İş Mahkemesi
Dava, 1990 yılından itibaren dahili davalı ... adına Kuruma bildirimi yapılan çalışmaların davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2012 yılına kadar ... T.C. kimlik numarası ile nüfusta kayıtlı göründüğünü, İzmir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi"nin 11/04/2012 tarih, 2011/639 Esas 2012/130 Karar sayılı ilamı ile nüfus kaydında düzeltme yapılarak ... T.C. kimlik numarasını aldığını, hizmetlerinin önceki kimlik bilgilerine ait olup, kendisinin yeni kimlik numarası alması üzerine önceki hizmetlerinin yeni kaydına aktarılması için Kuruma yaptığı müracaattan bir netice alınamadığını, davacının yaklaşık 1990 yılından itibaren çeşitli işverenler nezdinde mevcut olan hizmet sürelerinin gerçek sigorta kayıtlarına işlenmesi gerektiğini beyanla, dahili davalı ... adına kayıtlı olan önceki hizmet sürelerinin davacının yeni kayıtlarına işlenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının incelenmesinde ... T.C. Kimlik numaralı ...’in baba adının ..., anne adının ..., 15/01/1968 ... doğumlu olduğu, ... sigorta sicil numarası ile 4/a kaydının ve ilk işe giriş tarihinin 11/03/1987 tarihi olduğu, ... T.C. Kimlik numaralı ...’in ise baba adının ... anne adının ..., 15/01/1967 ... doğumlu olduğu, 3501201211539 sigorta sicil numarası ile 4/a kaydının ve ilk işe giriş tarihinin 26/03/2012 olduğunun tespit edildiğini, sigorta kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı olduğu yönündeki iddianın aydınlatılabilmesi için öncelikle yanlış yazıldığı belirtilen işe giriş bildirgesini düzenleyen işverenin beyanının alınması, işveren nezdindeki işyeri kayıtları ile ücret ödeme belgelerinin celp edilerek şahsi dosya kapsamındaki kayıtlarda dahil olmak üzere imza ve fotoğraf incelemesi yapılması, hem davacıya ait hem de yanlış yazıldığı belirtilen kayıtlara göre nüfus idaresine yazılarak bu kayıtlara göre başka bir şahıs olup olmadığının araştırılması, aynı kişiler olup olmadığının kesin bir şekilde belirlenmesi, dinlenecek tanıkların kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı sürede çalışmış kişilerden seçilmesi, ayrıca kayıtlarda tashih olup olmadığının araştırılması, özetle davanın hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ... duruşmadaki beyanında; 1987 yılında Habaş"da çalıştığını, genelde Karabağlar" da mobilya sektöründe çalıştığını, davacının amcasının oğlu olduğunu, kendisinin daha çok inşaat sektöründe çalıştığını, 1985-1986 yılında İzmir mobilyada çalıştığını, şuanda kendi işyerinde çalışmakta olduğunu, babasının adının ..., annesinin adının ... olduğunu, 1968 doğumlu olduğunu, davacının babasının adının ..., annesinin adının ... olduğunu belirtmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
“Davacının davasının kabulüne, davalı Kurum tarafından 01/11/1990-30/06/2012 dönemi toplam 3356 prim ödeme günü ile sigorta primine esas kazanç tutarlarının dahili davalı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetvelinden iptali ile davacı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiğinin ve davacı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetvelinde ilk işe giriş tarihinin 01/11/1990 tarihi olarak tahsis edilmesi gerektiğinin tespitine,” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı Kurum vekili, davacının, davanın hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde kanıtlanması gerektiğini, yetersiz tanık anlatımları ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak gerekli kanıtlar toplanmadan ve çalışmaya ilişkin iddiaların gerçek ve fiili olduğuna dair kesin deliller olmadan hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının yeniden tetkik edilerek davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, İzmir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2011/639 Esas, 2012/130 Karar sayılı ilamı ile nüfus kayıtlarında gerekli düzeltmelerin yapılarak davacı ...’in ... T.C. Kimlik numarasında tescil edildiği, davacı ...’in baba adının ..., anne adının ... ve ... 15/01/1967 doğumlu olduğu, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi Cilt No: 49 Hane No: 64’e kayıtlı bulunduğu, davacı ...’in çalışma hayatının inşaat sektöründe geçtiği, dahili davalı ...’in ise mobilya sektöründe çalıştığı, tanıkların davacının çalışmalarını doğruladıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından sigortalı işe giriş bildirgelerinin bilgisayar ortamında kabul edildiği, dijital verilerde ıslak imza ve fotoğraf bulunmadığı belirtildiğinden anılan yöntemle tespit yapılması imkanı bulunmadığı gerekçeleriyle davalı kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçeleri ile aynı hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin aşağıda belirtilen husus dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, aidiyet tespiti istemine ilişkin olup, bu tür davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dosyada, davacının, 2012 yılına kadar ... T.C. kimlik numarası ile nüfusta kayıtlı iken İzmir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi"nin 11/04/2012 tarih, 2011/639 Esas 2012/130 Karar sayılı ilamı ile nüfus kaydında düzeltme yapılarak ... T.C. kimlik numarasını aldığını, buna göre 1990 yılından itibaren çeşitli işverenler nezdindeki hizmetlerinin önceki kimlik bilgileri ile dahili davalı ... üzerinde kaldığını belirterek, söz konusu hizmetlerin kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle açmış olduğu davada, Mahkemece, "01/11/1990-30/06/2012 dönemi toplam 3356 prim ödeme günü ile sigorta primine esas kazanç tutarlarının dahili davalı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetvelinden iptali ile davacı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetveline aktarılması gerektiği" denilerek, infazda tereddüt oluşturacak şekilde aktarılan sigortalılık döneminin hangi tarihler arasında ve hangi işveren nezdinde olduğu açıkça gösterilmeden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile 01/11/1990-30/06/2012 döneminde muhtelif inşaat işyerlerinde geçen çalışmalara ait toplam 3356 prim ödeme gün sayıları ile hizalarında belirtilen prime esas kazanç tutarlarının, baba adı ..., anne adı ..., ... 15/01/1967 doğumlu, ... ili Merkez ilçesi ... Mahallesi Cilt No: 49 Hane No: 64’e nüfusa kayıtlı davacı ...’e ait olduğu nazara alınarak söz konusu dönemde bildirilen hizmetlerin davacı adına tespiti gerektiğinin değerlendirildiği, ancak dosya içerisinde yer alan ... sigorta sicil numaralı dahili davalı ... adına düzenlenen Hizmet Döküm Cetveline göre 01/11/1990-30/06/2012 tarihleri arasında bildirilen sigortalı çalışmaların bir kısmının davacı ..."in (T.C. ...) hizmet döküm cetveline aktarılan gün sayısına dahil edilmediği, yani bir kısım hizmetlerin dahili davalı ...’e ait hizmet döküm cetvelinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, 01/11/1990-30/06/2012 tarihleri arasında davacı adına aktarılan çalışmalar hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler ve işyerleri açıkça belirlenmek ve hükümde her biri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi