13. Hukuk Dairesi 2015/36628 E. , 2018/5826 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının ... ilçesi ...Köyü Narderesi sokağı 111 ada 2 parsel nolu taşınmazın maliki olduğunu, davalının bu taşınmaz üzerine 10 adet dubleks mesken yaptırılması hususunda ... Turizm Ltd. Şti. ile anlaştığını, malik davalı ile davacı şirket arasında 08.11.2007 tarihinde her bir taşınmaz için ayrı ayrı Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi imzalandığını, davacının yapı denetim görevini yerine getirdiğini, gerekli raporları tanzim ederek davacıya ait ruhsatsız binaların inşaat ruhsatlarının alınmasını temin ettiğini, yapı denetim sözleşmesine konu inşaatlar tamamlanmış bulunduğundan davalının yapı denetim hizmet bedellerinin tamamını ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşme karşılığında 2008 yılı yapı birim maliyetine göre toplam 32.434,04 TL ödeme yapması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile KDV dahil 32.434,04 TL yapı denetim hizmet bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan istemiş, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile talebini KDV dahil 40.128,53 TL yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, 40.128,53 TL alacağın 17/03/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Davacı, yapı denetim hizmet sözleşmeleri gereğince ödenmesi gereken hizmet bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemenin 27.01.2011 tarih ve 2008/381 Esas 2011/24 Karar sayılı kararının davalı tarafından temyizi üzerine 11. Hukuk Dairesinin 25.09.2012 tarih ve 2011/6859 Esas 2012/14251 Karar sayılı ilamı ile "Dava, yapı denetim hizmet sözleşmesi kapsamında alacak istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihinden sonra düzenlenmiş olan 17.03.2010 tarihli seviye tespit tutanaklarında belirtilen inşaatların gerçekleşme oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda tespit edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, dava tarihi itibariyle inşaatların gerçekleşme seviyesinin tespiti ile hakedişlerin dava tarihi itibariyle tespit edilmesi gerekmektedir. Buna göre, konusunda uzman inşaat mühendisi ve teknik bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığı ile yeniden mahallinde keşif yapılarak ve tarafların itirazları da değerlendirilerek dava tarihi itibariyle inşaatların gerçekleşme oranının tespiti ile bu kapsamda hesaplanacak hizmet bedellerine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına göre karar verilmesi doğru görülmemiş "yönünde davalı yararına hükmün bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda sözleşmenin dava tarihi olan 24.12.2008"den sonra (17.10.2010 tarihinde) feshedilmesi nedeniyle dava tarihinden sonra her altı ayda bir sözleşme bedelinin % 10"u oranında tahakkuk eden alacaklar için de hesaplama yapılmış ve ıslah suretiyle talep edilen dava tarihinden sonra doğan alacaklar için ek dava açılması gerekebileceği düşünülmüş ise de; bu alacak talebinin de usulünce harçlandırılmış olması, ıslahın kabulüyle fesih tarihi itibariyle faiz tahakkuk ettirilecek olmasının, dava tarihi itibariyle tahakkuk etmiş alacağa dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin davalının daha aleyhine sonuç doğuracağı, davacının bu hesaplamayı kabul etmiş olması ve usul ekonomisi ilkeleri göz önünde bulundurularak davacının sözleşme ilişkisi nedeniyle doğan tüm alacakları üzerinden ve fesih tarihi itibariyle faiz başlatılmak suretiyle hüküm kurulmasının tarafların lehine olacağı gerekçesiyle fesih tarihine kadar tahakkuk etmiş alacağın tahsiline karar verilmiş ise; mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olup bu husus davalı yararına, bozma ilamı dışında kalan hususlarda davacı yararına usulü kazanılmış hak niteliğindedir. Hal böyle olunca, mahkemece , dava tarihi itibariyle inşaatların gerçekleşme oranının tespiti ile bu kapsamda hesaplanacak hizmet bedellerine göre karar verilmesi gerekirden, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.