9. Ceza Dairesi 2016/687 E. , 2016/4387 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi : Ağır Ceza
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Anayasanın 40/2, CMK"nın 34/2, 232/6. maddelerine göre hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığının ve başvurma olanağı var ise süresi, mercii ve şekillerinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, cezaevinde tutuklu bulunan sanıklar ..’ın yüzüne karşı verilen kararda CMK"nın 263. maddesi gereğince sanıkların tutuklu bulundukları ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabilecekleri belirtilmeyip kanun yoluna başvuru yöntemi hususunda tereddüt oluştuğundan adı geçen sanıkların temyiz isteklerinin süresinde olduğu, ayrıca tayin olunan hapis cezasının süresi itibariyle sanık .. hakkındaki hükmün re"sen de temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tayin olunan cezaların süresi itibariyle şartları bulunmadığından, sanıklar .. müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMUK"nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek sanıklar .. hakkında duruşmalı, usulüne uygun tebligata rağmen sanık . müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından adı geçen sanık ve diğer sanıklar hakkında duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü;
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK"nın 53. maddesinin bazı hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında dikkate alınması mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar .. müdafileri ile sanıklar ..’nun temyiz dilekçeleri ile sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar .. yönünden re"sen de temyize tabi olan hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar .. hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık . müdafii ve sanık ’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak; TCK’nın 188/3.maddesi uyarınca sanıklar hakkında hükmolunan 8 yıl temel hapis cezasının aynı kanunun 188/4 ve 43/1.maddeleri uyarınca yarı oranında arttırılıp aynı Kanunun 62/1. maddesi uyarınca da 1/6 oranında indirim yapılması neticesinde sonuç hapis cezaları doğru şekilde 15 yıl olarak belirlendiği halde gün para cezalarının adli para cezasına çevrilmesinden sonra sanıklar hakkındaki hükmün 7. fıkrasında sonuç hapis cezalarının 16 yıl 8 ay olarak yazılması,
Kanuna aykırı olup hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK"nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkındaki hükmün 7.fıkrasında yer alan "16’şar yıl 8’er ay hapis" ibaresinin çıkartılarak yerine “15 yıl hapis” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan ve re"sen de temyize tabi olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanık .. hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
UYAP’tan alınan ve dosya içerisine konulan nüfus kayıt örneğine göre sanığın hükümden sonra temyiz aşamasında, 05.04.2016 tarihinde öldüğüne ilişkin kayıt araştırılarak TCK"nın 64/1. maddesi gereğince hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.