10. Hukuk Dairesi 2013/19842 E. , 2014/15518 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
Tarihi :23.01.2013
No :2012/171-2013/20
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan H..İ.. T..avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ..tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün tashihi” başlığını taşıyan 304. maddesinde, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece kendiliğinden veya taraflardan birinin istemi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiş, “hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesinde, hüküm yeterince açık değilse veya yerine getirilmesinde duraksama uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, yerine getirilmesi tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya duraksama ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda, “9.405,88 TL rücuen tazminatın tahsis onay, sarf ve tediye tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketinin tazminattan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ve işleyecek faizden dava tarihinden itibaren sorumlu tutulmasına,” karar verilmiş, davalı .. Sig. AŞ vekili tavzih yolu talepte bulunmuş, mahkemece tavzih talebinin kabul edilerek tarihli tavzih kararı ile hüküm fıkrasına “Mahkememizin 2007/402 Esas sayılı dosyasında aynı taraflar arasında ve aynı konuda görülen davada verilen kararın bu kararın infazı aşamasında dikkate alınmasına” ibaresi eklenmiştir. Mahkemece; hükmün değiştirilmesi ve davalıya yüklenen borcun değiştirilmesi niteliğinde olduğu anlaşılan tavzih kararının verilmiş olması,
2-Dava; 25.09.2001 tarihli trafik iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerden oluşan Kurum zararının tahsili için açılan davada hükmedilen miktarın mahsubu ile bakiye Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca davalı işveren ile aracı sigortalaya sigorta şirketinden tazmini istemine ilişkindir.
a)Hukuk Genel Kurulunun 13.03.2013 gün 2012/10-1156 E. 2013/339 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, trafik kazası sonucu genel sağlık sigortalısına yapılan sağlık giderlerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limiti kapsamında kalan kısmı için, 6111 sayılı Kanununun 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanununun 98.maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren, sigorta şirketlerine, Güvence Hesabına, sürücü ve işletene karşı, Kurumun rücu hakkı sona erdiği gözetilmeksizin tedavi giderleri hakkında karar verilmiş olması,
B)Rücu davalarında faiz başlangıç tarihinin giderler yönünden sarf ve tediye tarihleri olduğu, sigorta şirketleri bakımından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98 ve 99 maddeleri ile Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 12, 13 ve 14. maddelerinde yazılı şekilde bir başvurunun varlığına karşın gerekli ödemenin yapılmaması halinde, davalının anılan düzenlemede öngörülen 8 iş günlük yasal sürenin sonunda temerrüde düşeceği, gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvurulması ya da hiç müracaatın bulunmaması halinde ise davalının temerrüdü söz konusu olmayacağından, faiz başlangıcının icra takibine girişilmişse takip tarihi, dava açılmışsa dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekir.
Somut olayda; davalı sigorta şirketinin ilk davanın açıldığı 06.09.2007 tarihinde temerrüde düşürüldüğünün anlaşılması karşısında, tahsiline karar verilen alacağa ilk dava tarihinden yasal faiz işletilmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde ek dava tarihinden faiz işletilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalılardan H. İ.. T. avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün ve tavzih kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan H..İ... T.."a iadesine, 24.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.