13. Ceza Dairesi 2018/5360 E. , 2019/5595 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I)Sanık ..."ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen 13.11.2014 tarihli kararın, kovuşturma aşamasında verdiği aynı zamanda halen mernis adresi de olan adresinde Tebligat Kanunu"nun 16. maddesine göre 18.12.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede sanığın tebliğ tarihinde ceza infaz kurumunda olmadığı ve kararı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK"un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 30.01.2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, anılan Kanunun 317. maddesi gereğince sanık ..."ın temyiz isteminin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II)Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından sanık ... hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanıklar ..., ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III)Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra başlamak üzere 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."ın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısımlarında yer alan “...1 yıl...” ibaresinin de çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV)Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, sanıklar Sabri, Halil ve Sedat hakkında işyeri dokunulmazlığın ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi"nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında düzenlenen iddianamede TCK"nın 116/4. ve 119/1-c maddelerinin bulunmamasına rağmen, sanıklara ek savunma hakkı da verilmeden anılan maddelerin uygulanması suretiyle cezada artırım yapılarak CMK"nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2-Suçu ikrar eden sanık ..."in, müştekinin zararını karşılamak için 21.08.2013 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan yazmış olduğu dilekçesinde, hesabından 500 TL paranın müştekiye ödenmesini talep etmesi karşısında, bu miktarın müştekiye ödenip ödenmediği, ödenmiş ise müştekinin zararının bu miktardan fazla olması sebebiyle, kısmi iadeye müştekinin rızasının bulunup bulunmadığının sorulmak suretiyle sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaksızın hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık ... hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra başlamak üzere 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma hükmünün CMUK 325. maddesi uyarınca, hükmü temyiz etmeyen sanık ..."a sirayetine, 03.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.