4. Ceza Dairesi 2015/26676 E. , 2016/3667 K.
"İçtihat Metni"##########
##########
##########
##########
Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/11/2014 tarihli ve 2014/75525 soruşturma, 2014/86839 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/03/2015 tarihli ve 2014/4495 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/10/2015 gün ve 321103 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında; “5271 sayılı Kanun"un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun"un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun"un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği yönündeki açıklamalar karşısında, tanık Ayşe Sarıyıldız anlatımına nazaran mevcut delillerin takdir ve değerlendirilmesinin mahkemesine ait olduğu cihetle, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 06/11/2014 tarihli kararıyla, soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, müştekinin karara süresinde itirazı üzerine, ... Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/03/2015 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı müşteki Aynur Sarıyıldız"ın eksik soruşturma yapıldığına ilişkin müracaatı üzerine, kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karara, müşteki tarafından eksik soruşturma yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın reddine dair merci kararının, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için,
emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
Aynı Kanun"un 6545 sayılı Kanun’la değişik “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;
“(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir.
İnceleme konusu somut olayda; müşteki ... Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 26.05.2014 tarihli şikayet dilekçesinde, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/646 esas sayılı dosyasının 26.05.2014 tarihinde yapılan duruşmasından çıktıklarında, şüpheli ..."ın üzerine yürüyerek ölümle tehdit ettiğini, tanık ..."ın söylenenleri duyduğunu belirterek şikayetçi olduğu, şüpheli ..."ın, duruşma çıkışı meydana gelen tartışmayı doğrulamakla birlikte suçlamaları kabul etmediği, tanık ..."ın ise, müştekiyi doğrulayarak, şüphelinin "Ben bunu sana soracağım, sen nasıl olurda beni mahkemeye verirsin, senin canına okuyacağım, seni öldüreceğim" diyerek tehdit ettiğini ifade ettiği görülmektedir. Dosyaya ibraz edilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2014 tarih ve 2013/646 esas, 2014/567 sayılı kararına göre, sanık ..."ın evrakta sahtecilik suçundan mahkum olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, dosyanın müştekisinin ... olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada yer alan bu delillerin, iddianame düzenlenebilmesi için yeterli şüphe oluşturması karşısında, şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığının, lehine ve aleyhine toplanacak tüm kanıtların, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerekirken, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına tanınan delilleri takdir yetkisi aşılarak, soyut iddia dışında delil bulunmadığı gerekçesine dayalı, kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar yerinde görülmediğinden, bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin hakimlik kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1-... Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/03/2015 tarihli ve 2014/4495 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 29.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
##########
##########
##########
##########
##########
##########