10. Hukuk Dairesi 2014/11407 E. , 2014/15034 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Kayseri 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 29.04.2014
No : 2013/602-2014/235
Asıl davada davacı Kurum, yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.Birleşen davada davacı sigortalı ise, aykırı kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, uyulan bozma ilamı uyarınca asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
26.10.1998 tarihinde Alman sigorta makamlarına verilen maluliyet aylığı başvurusu üzerine 01.11.1999 tarihinden itibaren Almanya’dan maluliyet aylığı bağlanan davacıya, yurtiçi sigortalılık süresi ve yurtdışı hizmetleri gözetilerek 01.11.1998 tarihinden itibaren Türkiye’den sözleşme aylığı bağlanmıştır. 14.11.1976-29.11.1995 tarihleri arası tamamlayıcı 4360 gün yurt dışı süresini 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanan davacıya, yurtiçi çalışmalarıyla birlikte 01.10.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Bilahare 2010/2.ayda celbedilen Alman TR 4 belgesine göre, 1970 yılından 01.11.1999 tarihine kadar çalışarak yardım alındığı, 01.11.1999 tarihinde maluliyet aylığına giriş yapıldığı, 16.07.2002 tarihinden 31.10.2009 tarihine kadar Almanya’da sigortadan muaf cüz’i çalışma şeklinde çalışıldığı ve 65 yaşın ikmali gözetilerek 01.11.2009 tarihi itibarıyla Almanya’dan bağlanan maluliyet aylığının normal yaşlılık aylığına dönüştüğü anlaşılınca, davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı başlangıç itibarıyla iptal edilerek 16.07.2002-24.04.2010 tarihleri arası dönem için 34.620,58-TL yersiz aylık tahakkuku yapılmıştır.
Asıl davayla davacı Kurum, yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsilini isterken; Birleşen davayla davacı sigortalı ise, yersiz aylık tahakkukuna dair aykırı kurum işleminin iptalini ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece ilk hükümle, kesin dönüş konusu araştırılmaksızın,sigortalıya 01.11.1999 tarihinden Almanya’dan bağlanan maluliyet aylığı dikkate alınarak asıl davanın reddine karar verilirken,birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kurum temyizi üzerine Dairemizin uyulan 28.05.2013 günlü bozma kararı uyarınca önceki gibi dava sonuçlandırılmış ise de; Dairemizin anılan bozma kararının gereği yerine getirilmediği gibi, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yurtdışında çalışan Türk vatandaşlarının yurtdışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6. maddesinde belirlenmiş olup, tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi de yurda kesin dönülmüş olmasıdır.
03.02.2010 tarihli Tr 4 belgesine göre, davacının 16.07.2002-31.10.2009 tarihleri arası dönemde “geringfügige versicherungsfreie Beschaftigung” koduyla Almanya’da sigortadan muaf cüz’i çalışma şeklinde çalıştığı, dava dosyası içerisinde yer alan tercümeli Ek Kazanç sınırlarına ilişkin Alman sigorta mercii yazı içeriğine göre de, Almanya’dan maluliyet aylığı alan sigortalıların çalışabilirliğin azalması nedeniyle, Almanya’da tam bir emekli aylığı için sigortadan muaf şekilde ve belli bir ek kazançla sınırlı olarak çalışabildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında;
a)Davacıya ait sicil dosyası içerisinde yer alan 30.09.2002 tarih ve 672028 no’lu aylık bağlama kararına göre, yurtiçi 640 günlük SSK’lı çalışmaları ve yurtdışı süreleri üzerinden 01.11.1998 tarihinden itibaren Türkiye-Almanya arasındaki ikili Sosyal Güvenlik Sözleşmesi kapsamında sözleşme(kısmi) aylığı; 28.03.2006 tarih ve 228427 no’lu aylık değişiklik kararıyla da anılan sözleşme aylığının 01.10.2005 tarihinden itibaren tam aylığa dönüşmüş olması, giderek sözleşme aylığı bağlanan sigortalılarda, kesin dönüş koşulun bulunmaması nedeniyle;kesin dönüşün gerçekleşmediği 16.07.2002 – 01.10.2005 tarihleri arası yersiz aylık tahakkukuna dair kurum işlemi yerinde olmayıp, anılan dönemde sözleşme aylığı kapsamında ödenen aylıkların kurumca istirdatı mümkün değildir.
b)Yine kesin dönüşe engel olduğu anlaşılan “geringfügige versicherungsfreie Beschaftigung” koduyla Almanya’da sigortadan muaf cüz’i çalışmanın sona erdiği 30.10.2009 tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2009 tarihi itibarıyla kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerekeceğinden,
01.11.2009-24.04.2010 tarihleri arası yersiz aylık tahakkukuna dair kurum işlemi yerinde olmayıp, anılan dönemde yaşlılık aylığı kapsamında ödenen aylıkların da kurumca istirdatı mümkün değildir.
c)Öte yandan kesin dönüşün gerçekleşmediği 01.10.2005-30.10.2009 tarihleri arası dönemde yersiz aylık tahakkukuna ilişkin kurum işlemi yerinde olup, anılan dönemdeki yersiz yaşlılık aylıklarının istirdati ise mümkündür.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.