10. Hukuk Dairesi 2014/6819 E. , 2014/15013 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Tatvan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi : 14.01.2014
No : 2013/308-2014/7
Dava, hak sahibi konumunda yer alan davalıya yersiz ödendiği ileri sürülen ölüm aylıklarının yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı ile yasal süresinde başvuru durumunda dosyanın Menderes Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 2002 yılında kesinleşen davalıya, 2007 yılında yaşamını yitiren sigortalı annesi üzerinden 506 sayılı Kanun hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca 2012 yılında gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 24.10.2008 – Aralık/2012 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar yönünden borç tahakkuk ettirilip işbu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama aşamasında davalının, yerleşim yerinin bulunduğu Menderes Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’nin yetkili olduğunu belirterek yasal süresi içerisinde yönelttiği itirazına dayanılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 56/2. maddesi olup 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği, 5510 sayılı Kanunun 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği belirtilerek görev konusu düzenlenmesine karşın, anılan Kanunlarda yetkiye ilişkin herhangi bir genel hükme yer verilmemiştir. 5510 sayılı Kanunun 88/19. maddesinde, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğu açıklanmış ise de bu maddenin, inceleme konusu davada uygulama yeri bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde, iş mahkemelerinde açılacak her davanın, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği, 15. maddesinde ise bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı
bildirilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesinde, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, yerleşim yerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirleneceği öngörülmüş, 4721 sayılı Kanunun 19. maddesinde, yerleşim yerinin bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer olduğu, bir kimsenin aynı zamandan birden çok yerleşim yerinin olamayacağı, 20. maddesinde, bir yerleşim yerinin değiştirilmesinin yenisinin edinilmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Şu durumda bu tür davalarda, yetkili mahkeme sorununun anılan yasal düzenlemeler kapsamında çözüme kavuşturulması gerekmekte olup dava tarihi itibarıyla davalının yerleşim yerinin esas alınması gerektiği açıktır.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; 2002 yılında gerçekleşen boşanma sonrasında oturulan yer, Sosyal Güvenlik Denetmenince 2012 yılının Ekim ayında yapılan denetim-kontrolde bilgi ve görgüsüne başvurulan Tatvan ilçesi Saray Mahallesi Muhtarı’nın davalı ile boşandığı eşinin mahallelerinde birlikte yaşadığını belirtmesi, adres kaydının söz konusu Kurum saptaması üzerine 2012 yılının Kasım ayında davalı tarafından İzmir ili Menderes ilçesinde oturan kızının yanına aldırılması, 2013 yılının Haziran ayında Tatvan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’ne açılan işbu davada Menderes ilçesindeki adrese gönderilen duruşma gününü bildirir ve dava dilekçesini içerir davetiyenin, anılan adreste sürekli oturan davalının kızı tarafından, annesinin Tatvan’da olduğu belirtilerek 12.08.2013 tarihinde tebellüğ edilmesi, 14.01.2014 günü Tatvan’da yapılan ilk ve son oturuma davalının katılması dikkate alındığında, davalının sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olarak tanımlanan yerleşim yerinin dava tarihi itibarıyla Tatvan ilçesi olduğu belirgindir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın esasına girilip kanıtlar toplandıktan sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.