16. Hukuk Dairesi 2016/7826 E. , 2019/2309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “çekişmeli yola komşu taşınmazlara uygulanan 20.07.1965 tarih ve 111 sayılı tapu kaydının dayanağını oluşturan tescil ilamı ve ekli kroki ile aynı kaydın uygulandığı tüm parseller ve bu parsellerin çevresindeki parselleri bir arada gösterir birleşik geniş çaplı kadastro paftasının, buna göre tespit edilecek komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanakları kayıtların, köy halkına yapılan satışlara dair köy karar defteri ve eki belgelerin dosya arasına getirtilmesi, daha sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla keşif yapılması, tarafların tutunduğu tapu ve vergi kayıtlarının yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanarak kapsamlarının duraksamasız şekilde saptanması, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmaz bölümü üzerindeki zilyetliğin süre ve şekli konusunda ayrıntılı bilgi alınması, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün evveliyatı itibariyle kadim yol vasfında olduğu ve davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, dava konusu taşınmaz bölümü, kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan yerlerden olup, davacı, TMK"nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddelerine dayanarak tescil isteminde bulunmuştur. Bu nitelikteki davalarda 4721 sayılı TMK"nın 713/3. maddesi gereğince husumetin Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliklerine yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda, her ne kadar Hazine ve Sinekçiler Köyü Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek dava açılmış ise de, karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın bulunduğu köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşmüş olmakla, ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı"nın davaya dahil edilmesi gerekirken bu husus düşünülmeden ve yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmiştir. Taraf teşkilinin sağlanması 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. (HMK 115/1). Taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilemez. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, işin esası yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yetersizdir. Şöyle ki, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamında açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Oysa ki, bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında değinildiği halde mahkemece bozma sonrasında yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenilmemiş, herhangi bir tapu ve vergi kaydı uygulaması yapılmamış, komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları getirilerek incelenmemiş, keşif mahallinde dinlenen tek bir tanık ile duruşmada dinlenen iki tanığın soyut ve yetersiz beyanlarına dayanılarak karar verilmiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeyle karar verilemez.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle, davacı tarafa ... Belediye Başkanlığı ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı davaya dahil etmek üzere süre ve imkan tanınmalı, bu yolla taraf teşkili sağlandıktan sonra çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu 124 ada 13 ve 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine esas 20.07.1965 tarih ve 111 sayılı tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları ile davalı iseler dava dosyaları temin edilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünü ve tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parselleri birlikte gösterir birleşik geniş çaplı kroki ve buna göre tespit edilecek çevre komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanakları dosyasına konulmalı, komşu 124 ada 13 ve 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas Köy Civarı Mevki 1938 tarih ve 924 sayılı vergi kaydı dosya arasına getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, tarafsız ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile fen ve ziraat bilirkişilerinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte komşu 124 ada 13 ve 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerine esas tapu kaydının dayanağını oluşturan tescil ilamı ve ekli kroki ile vergi kaydı yöntemince mahalline uygulanarak kapsamları 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 20. maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli, haritanın uygulama kabiliyetinin olmaması durumunda hudutlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının kapsadıkları alanları gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesinin ne olduğu, kadim yol olup olmadığı, şahısların kullanımındaki yerlerden ise kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, yola terk durumu bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise ne zaman kim tarafından terk edildiği, köy tüzel kişiliğinden satın alınan taşınmazlar içerisinde çekişmeli yolun bulunup bulunmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin kadastro tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, komşu parsellerle arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunmadığı ya da bunların devamı niteliğinde olup olmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, mahkemenin zemine ilişkin gözlemi aynen tutanağa geçirilmeli, çekişmeli taşınmaz bölümünün yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilerek sınırları fotoğraflar üzerinde kabaca işaretlenmeli, çekişmeli yolun tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kadim olup olmadığı ve köy tüzel kişiliğinden haricen satın alınan yerler arasında yolun da dahil olup olmadığı kesin olarak tespit edilmeli, bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek ve taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.