Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7820
Karar No: 2019/2308
Karar Tarihi: 01.04.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/7820 Esas 2019/2308 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı köy tüzel kişiliği, çekişmeli taşınmazın mera ya da ham toprak vasfıyla kendilerine tapuya tescil edilmesini istemiş, ancak kadastro sonucu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına tescil edildiği belirlenmiştir. Mahkeme, taşınmazın mera vasfında olduğuna hükmetmiş, ancak yapılan keşif ve sundukları raporlar göz önünde bulundurulduğunda, taşınmazın mera vasfı taşımadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli olmayıp, ekonomik yarar sağlanması mümkün olmadığı için, davacının talebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, Hazine lehine tescil iptali ve reddi kararı verilmiştir. Kanun maddeleri ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 18. maddesi olarak belirtilmiştir.
16. Hukuk Dairesi         2016/7820 E.  ,  2019/2308 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL


    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sonucunda, ... İlçesi Arık Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 1 parsel sayılı 6.077,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gerekçesiyle Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili, çekişmeli taşınmazın kadimden beri köy halkının hayvan otlatmakta kullandığı yerlerden olduğunu ileri sürerek, mera ya da ham toprak vasfıyla köy tüzel kişiliği adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mera vasfıyla özel sicile tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, çekişmeli taşınmazın mera vasfında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, her ne kadar çekişmeli taşınmazın hayvan otlatmak amacıyla kullanıldığını ve mera vasfında olduğunu beyan etmişlerse de, dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazda bugüne kadar herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığının, taşınmaz üzerinde kendiliğinden yetişen yabani otlar, çalılıklar ve ağaçcıklar bulunduğunun ancak bunların da taşınmazın genel yapısını göstermediğinin, taşınmazın genel itibariyle taşlık ve kayalık yapıda olduğunun, çekişmeli taşınmazdan mera, tarım arazisi ya da hayvan otlağı olarak tasarruf edilemeyeceğinin belirtildiği, dosya arasına konulan yakın plan renkli fotoğrafların incelenmesinden de, çekişmeli taşınmazın zeminin genel itibariyle taşlık ve kayalık yapıda olduğunun açıkça görüldüğü, her ne kadar taşlık ve kayalık alanların arasında yetişen otlar bulunmakta ise de, taşınmazın baskın unsurunun açık şekilde taşlık ve kayalıklardan oluştuğu, taşınmazın zemininde meralara özgü kekik, geven ve sütleğen gibi çok yıllık bitkilerin yaygın ve yoğun şekilde bulunmadığı, dolayısıyla çekişmeli taşınmazın mera vasfı taşımadığı anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, davacı ... vekili, dava dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın mera olmadığının kabulü halinde ham toprak vasfıyla köy tüzel kişiliği adına tapuya tescilini talep etmişse de, 3402 sayılı Yasa’nın 18. maddesinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerin Hazine adına tapuya tescil edilecekleri öngörüldüğünden ve çekişmeli taşınmaz niteliği itibariyle zilyetlikle iktisaba elverişli olmayıp, davacı tarafın ekonomik amaca uygun bir zilyetliği de bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöndeki talebi de yerinde değildir. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi