Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12852
Karar No: 2018/5655
Karar Tarihi: 10.05.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/12852 Esas 2018/5655 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, dava dışı asıl borçlu İbrahim Alnıaçık ile temlik eden dava dışı banka arasında imzalanan tüketici kredisine kefil olduğunu belirtmiş ve kefalet sözleşmesine istinaden davalı tarafından icra takibi başlatıldığını iddia etmiştir. Davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkeme, davacının borçlu olmadığına dair talebini reddetti. Ancak, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasada yer alan \"Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez\" hükmünü hatırlatarak bu durumun incelenmesi gerektiğine karar verdi. Mahkeme, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun kefalet ile ilgili hükümlerini değerlendirmekle yanılgıya düşerek yasa gereği kefillerin borcun ödenmesine karşı korunduğunu unutmuştur. Kararda, mahkemenin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yanlış bir sonuç çıkardığı belirtilerek, davacının talebinin uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Kararın bozulmasına karar verilmiş, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasada yer alan 10/3. madde hükmüne dikkat çekilmiştir.
13. Hukuk Dairesi         2016/12852 E.  ,  2018/5655 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, dava dışı asıl borçlu İbrahim Alnıaçık ile temlik eden dava dışı banka arasında 2004 yılında imzalanan tüketici kredisine kefil olduğunu, kefalet sözleşmesine istinaden davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2006/1308 E.sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ... 2. Noterliğinin 2.8.2013 tarihli ihtarnamesi ile kefalet sözleşmesini feshettiğini, asıl borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de müracaata bırakıldığını ileri sürerek takibin iptali ile kefalet sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, dava dışı asıl borçlu ile temlik eden davalı banka arasında 2004 imzalanan tüketici kredisine kefaletten dolayı davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.
    4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası "Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez" düzenlemesini getirmiştir. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup adi yada müteselsil kefil ayrımı yapılmamış olup, emredici hükümlerin mahkemece resen dikkate alınması zorunludur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda alacaklı, asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefillerden borcun ifasını isteyemez. Somut olayda, mahkemece, 818 sayılı BK.’nun kefaletle ilgili hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda değinilen yasal düzenleme kapsamında bir araştırma ve değerlendirme yapmadan karar verildiği anlaşılmakta olup eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu varılan sonuç hatalıdır. O halde mahkemece, 4077 sayılı Kanun’un 10/3. maddesi kapsamında bir araştırma ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi