Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/24469
Karar No: 2018/5633
Karar Tarihi: 10.05.2018

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/24469 Esas 2018/5633 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacılar, Platinum Gayrimenkul sahibi olduklarını ve portföylerinde bulunan bir taşınmazı davalının kiralamak istediğini belirtmişlerdir. Taşınmazın gösterilmesi sonrasında, davalı kötüniyetli olarak davacıları devre dışı bırakarak taşınmazı kiraladığını ve hizmet bedelini ödemediğini iddia etmişlerdir. İcra takibi başlatılmış fakat davalı itiraz etmiştir. Davacılar itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Ancak davalı gayrimenkul görme formundaki imzaların kendisine ait olmadığını ve davacıların kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme davayı reddetmiş ve kötüniyet tazminatı talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Ancak bu karar gerekçesi ve sonuç kısmı arasındaki tutarsızlık nedeniyle bozulmuştur. Tarafların temyiz itirazları henüz incelenmemiştir.
Kanun Maddeleri:
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesi gereğince, mahkeme hükmü tefhim etmek zorundadır. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.
- HMK'nın 297/2. maddesi gereğince, hüküm sonucunda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
- HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de, kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir.
13. Hukuk Dairesi         2016/24469 E.  ,  2018/5633 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
    KARAR

    Davacılar, ... Bölgesinde Realty World Gayrimenkul Proje Danışmanlık markası adı altında emlak işi ile iştigal eden Platinum Gayrimenkul sahibi olduklarını, portföylerinde bulunan taşınmazı kiralamak için davalının talepte bulunması üzerine taşınmazın gösterildiğini ve bu doğrultuda 5.10.2012 tarihinde kiralık/ satılık gayrimenkul görme formu imzalandığını, daha sonrasında danışmazlık ve hizmet bedelini ödememek için davalının kendilerini devre dışı bırakarak taşınmazı kiraladığını, sözleşmede kararlaştırılan hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Davalı, gayrımenkul gösterme formundaki imzaların kendisine ait olmadığını beyan eden savunma yaparak davanın reddini dilemiş, kötüniyetli takip başlatan davacılar aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebi yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
    1-6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Esasen kısa kararı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak da yoktur. Kısa kararla gerekçeli kararın birbirinden farklı olması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim olunmasına ilişkin Anayasanın 141. maddesi ile HMK.nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir görevdir.
    Somut olayda, mahkemece kısa kararda; ‘’davalının kötüniyet tazminatı talebi yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,’’ karar verilmişken, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde; ‘’davalı her ne kadar kötüniyet tazminatı isteminde bulunmuş ise de bu yönlü istemin yasal koşulları oluşmadığından reddine,’’ karar verilmiş olması açıkça yukarıda izah edilen düzenlemelere aykırı olup re"sen dikkate alınarak esasa dair sair temyiz itirazları incelenmeksizin hükmün usulden bozulmasını gerektirir.
    2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın davacılara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi