10. Hukuk Dairesi 2020/7211 E. , 2021/11584 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Dava, iş kazasından sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı ...Ş. vekilinin istinafa başvurması üzerine, İstanbul BAM 30. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesince verilen kararın davalı ...Ş. vekili tarafından süresi içersinde duruşmalı olarak temyiz edildiği anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dosyası her ne kadar temyiz incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de;
1- Davalı ... San. A.Ş.’nin hukuki varlığını muhafaza edip etmediği, tasfiye veya terkin olup olmadığı noktasında dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla; bu durumların tespiti açısından ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulması gerekmektedir.
Öte yandan bir ticaret şirketinin taraf bulunduğu bir dava devam ederken şirket tasfiye haline girerse, şirketin taraf ehliyeti son bulmaz. Zira, şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam eder. Şirket davada taraf olarak kalmayı sürdürür; yalnız, şirket davada tasfiye memurları tarafından temsil edilir (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. I, İstanbul 2001, s. 935, aynı yönde görüş için bkz. İlhan E. Postacıoğlu, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, İstanbul 1975, s. 209 ). Ancak ortaklık, ticaret sicilinden kaydı silininceye kadar tüzel kişiliğini korur. Bu nedenle, gerek infisah gerekse fesih kararı, ortaklığın sonunu değil, tasfiye işlemlerinin başlangıcını ifade eder. (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Temel Esaslar, 10. Baskı, 2011, s. 511; İsmail Doğanay, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C. II, 4. Baskı, 2004, s. 1309)
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.06.2009 gün ve 2009/11-173 E. -2009/247 K sayılı ve 14.3.2012 tarih ve E. 2011/12-850, K. 2012/147 sayılı ilamlarında da; iflas eden şirketin ticaret sicilinden kaydı silinmekle dava ve taraf ehliyetinin sona ereceği kabul edilmiştir.
Öte yandan davalı şirketin iflasının açılması halinde dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK"nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK. Md.218) usulü benimsenmişse de bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) ait olması nedeniyle, iflas müdürlüğünce tebligat yapılması gerektiği açıktır.
Bu açıklamalardan olarak davalı ...Ş.’nin iflas veya tasfiyesi söz konusu ise iflas ve tasfiyenin gerçekleştiği tarih de gözetilerek, ilk derece mahkemesi kararı ve/veya Bölge Adliye Mahkemesi kararının iflas ve tasfiyenin niteliğine göre iflas dairesine veya iflas idare memurlarına tebliğ edilerek tebligat parçasının dosyaya eklendikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmek üzere
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.10.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.