6. Ceza Dairesi 2015/5358 E. , 2018/5730 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ...’in mağdur ...’e karşı 15/06/2012 tarihindeki yağma eylemine yönelik sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının; sanık ...’in mağdur ...’e karşı 2012 yılının Ocak ayındaki 10 TL’nin alınmasına ilişkin 2. eylemine (Hükmün 3-b bendi) yönelik sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 12. fıkrası uyarınca itiraz yasa yoluna gidilebileceğinden ve aynı Kanunun 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, istemlerin itiraz niteliğinde olduğu kabul edilerek dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Sanık ...’ın 14/06/2012 ve 17/06/2012 tarihlerindeki yağma eylemlerine yönelik sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ... hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK"nın 61. maddesine aykırı olarak 168. maddenin, 31/3. maddesinden önce uygulanması, sonuç cezaya etki etmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanık ...’in 13/06/2012, 14/06/2012 ve 17/06/2012 tarihlerindeki yağma eylemlerine yönelik sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararına göre TCK"nın 53. madde uygulamasının infazda gözetilmesi olanaklı görülmekle yapılan incelemede:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,
Mahkemece 5271 sayılı Yasa"nın 150/3. maddesi uyarınca sanık ...’e savunmasını yapmak üzere zorunlu savunman görevlendirilmesi nedeniyle, atanan savunmana ödenen avukatlık ücretinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi"nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık ... hakkındaki 305,50 TL zorunlu müdafilik ücretine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanıklar ... ve ...’in 2012 yılının Ocak ayında mağdur ...’dan 20 TL’nin alınması (hükmün 3-a bendi) ve bir başka gün 300 TL’nin alınmasına (hükmün 3-c bendi) ilişkin eylemlerine yönelik sanıklar ... ve ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde:
1) Sanıklar ... ve ...’ın yargılandığı 2012/337 Esas sayılı davada mağdur ...’ın 19/11/2012 tarihli oturumdaki beyanı doğrultusunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/156113 soruşturma nolu iddianamesi ile muhtelif zamanlarda işlenen yağma suçlarından dolayı açılan kamu davasının yürütülen açık yargılamasında; sanık ...’in “2012 yılı Ocak ayı içerisinde mağdurdan para isteyip istemediğini hatırlamadığını, istemiş ise de borç olarak istemiş olduğunu, daha sonra da borcunu ödediğini”, sanık ...’in ise “mağdurdan zorla para istemediğini” ileri sürüp her iki sanık her aşamada üzerlerine atılı yağma suçlarını işlemediklerini savunmuşlardır.
Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada mağdurun salt iddiası dışında sanıkların mahkumiyetine yeterli kesin, inandırıcı deliller, açıklanıp denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilip tartışılmadan yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar ... ve ...’in mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK"nın 61. maddesine aykırı olarak 168. maddenin, 31/3. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.