13. Hukuk Dairesi 2016/9966 E. , 2018/5510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı yüklenici şirket ile 2010 yılında inşaat proje halinde iken imzalanan sözleşme ile 125.000,00 TL bedelle daire satın aldığını, 60.000,00 TL peşin, bakiye kalan kısmın ise daire teslim edildikten sonra taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin daha sonra proje değişikliğine gittiğinden dolayı oturma ruhsatı alınamadığını, bu sefer taahhüt edilen dairenin projesinden tamamen farklı bir daire teslim edilmek istenmesi üzerine sözleşmeyi fesih etmek istediğini beyan etmesi üzerine imzalanan protokol ile sözleşmeyi davalı tarafından yapılacak 80.000,00 TL karşılığı şirketin yöneticisi diğer davalı ... tarafından verilecek çekler ile ödeme yapılması karşılığı fesih edilmesi hususunda anlaşıldığını, verilen çeklerden 10.000,00 TL bedelli çekin ödenmemesi üzerine başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap dilekçesi vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, icra takibine konu çek kambiyo senedi vasfını kaybetse bile çeke dayalı olarak icra takibi başlatılmış olduğundan Ticaret Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacı, davalı yüklenici şirket ile imzalanan taşınmaz satış sözleşmesi gereğince taahhüt edilenden farklı bir daire teslim edilmesinin teklif edilmesi üzerine sözleşmenin karşılıklı fesih edildiğini ve fesih bedeli olarak diğer davalı tarafından keşide edilen çek bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş olup, uyuşmazlıkta taşınmaz satış sözleşmesinin fesih edilmesinden kaynaklandığına göre davacı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görev konusu, kamu düzenine ilişkin olup, re"sen gözetilir. Görev konusunda kazanılmış hak olmaz. O halde mahkemece, işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Ticaret Mahkemesi’ne görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.