13. Hukuk Dairesi 2018/1610 E. , 2018/5456 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, avukat olduğunu, 2008 yılından beri davalının işlerini takip ettiğini, görevini layıkıyla yerine getirmesine rağmen haksız azledildiğini, telep etmesine rağmen vekalet ücretinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlattığı takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile takibin 8.592,88 TL asıl alacak ve 05/01/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına, asıl alacak olan 8.592,88 TL"nin % 20"si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki dava ile 2008 yılından bu yana davalının vekilliğini üstlendiğini, 2011 yılında gönderilen ihtarname ile haksız olarak azledildiğini, aralarında yazılı anlaşma bulunmadığını, sözlü anlaşmaya göre ödenmesi gereken vekalet ücretleri ile kendisine ait olacağı kararlaştırılan icra inkar tazminatının ödenmediğini, alacağın tahsili için başlattığı takibe de haksız itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptali ve takibin devamını istemiştir. Davalı, avukatın ilgili dosyalarda tek vekil olmadığını, adına açtığı iş davasında mahkemece verilen sürelere riayet etmeyerek kendisini zarara uğrattığını, bilgi alamadığını, davaları düzgün takip etmediğini,azlin haklı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının vekalet ilşkisine konu 3 adet dava takip ettiği, bunlardan ... 1. İş Mahkemesi"nin 2013/717 esas sayılı dosyasında davacı avukat tarafından mahkemece iki kez süre verildiği halde delil bildirmediği gerekçesiyle bu dosya yönünden azlin haklı olduğu, diğer iki dosya yönünden avukatın görevine layıkıyla yerine getirdiği, yapması gerekenleri yaptığı, dolayısıyla azlin bu dosyalar yönünden haksız olduğunu belirterek haksız azledildiği belirtilen dosyalar yönünden avukatın 8.592,88 TL ücrete hak kazandığı hesaplanmıştr. Davacı taraf, bilirkişinin azle dair değerlendirmesi ve ücret hesabının yanlış yapıldığını savunarak, rapora itiraz etmiştir.
Avukatlık Kanununun, 174. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Zira vekalet ilişkisi bir bütün olup azil, taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceğinden, azlin haklı olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının azil tarihi itibariyle sonuçlanıp kesinleşmeyen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edebilmesi mümkün değildir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; davacı avukatın ... 1. İş Mahkemesi"nin 2013/717 esas sayılı dosyasında haklı azledildiğinin bilirkişi raporunda belirtildiği ve mahkemece bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, vekalet ilişkisi bir bütün olarak değerlendirilip, vekaletten azilin taraflar arasındaki tüm dava ve takiplere sirayet edeceği, vekalet sözleşmesinin en önemli unsurlarından olan güven unsurunun bir kez zedelenmesinin tüm dosyalarda etki edeceği gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.