13. Hukuk Dairesi 2018/1010 E. , 2018/5454 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, çiftçilik ile uğraştığını, davalının kızı ile evli olduğunu, davalının yaşlı olduğunu söyleyerek arazilerine kendisinin bakmasını istediğini, bunun üzerine 4.500 adet ağaç fidanı diktiğini, 1.050 adet sulama borusu, 21.000 metre damla sulama borusu döşediğini, 2 yıl süre ile gece gündüz çalıştığını, kayınvalidesinin bu masrafları ödememek için kendisini evden kovdurup kızına boşanma davası açtırdığını, 2010 yılında yapmış olduğu masrafların 65.000,00 TL olduğunu, 2 yıl süreyle gece gündüz çalışmış olduğunu ve çalışan erkeğin yevmiyesinin 40,00 TL olduğunu, bu yüzden 29.200,00 TL yevmiye alacağının, 65.000,00 TL yaptığı masraflara ilişkin alacağının, toplamda 94.200,00 TL alacağının olduğunu, bu nedenlerle toplam 94.200,00 TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının talimatına aykırı dikim yaptığını, tarla ile ilgili masrafların kızı Gülhan tarafından ödendiğini, aile içinde kazanılanların birlikte harcandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 53.116,60 TL’nin dahili davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, kayınvalidesine ait tarlalara kendisinin bakıp masraf yaptığını iddia ederek, diktiği fidanlar ve döşediği sulama borularının bedeli ile emeğinin karşılığının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, davacının talimatına aykırı dikim yaptığını, tarla ile ilgili masrafların kızı Gülhan tarafından ödendiğini, aile içinde kazanılanların birlikte harcandığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, tanık beyanlarına itibarla bilirkişi raporu doğrultusunda belirlen tutar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının yaptığı masrafları kanıtlamak için tanık beyanlarına ve davalının katılımı olmaksızın 3. kişilerin verdiği fatura ve belgelere dayandığı anlaşılmaktadır. Davacının masraflara ilişkin sunduğu fatura ve belgeler 3. kişiler tarafından oluşturulmuş, davalının katılımını içermeyen ve her zaman düzenlenebilecek belgelerdir. Bu belgeler davacı tarafından zamanında sunulmadığı gibi her zaman düzenlenebilecek nitelikte olması dolayısıyla delil olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Taraflar arsındaki akrabalık ilişkisi göz önüne alındığında yapılan masrafların tanık delili ile ispatı mümkün ise de; davacının dayandığı tanık beyanları masrafların davacının kendi şahsi kazancı ile yapıldığını kanıtlamaya yeterli nitelikte, aydınlatıcı ve açık değildir. Davacı, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığına göre, somut olayda davacı masrafların kendisi tarafından yapıldığını kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca, mahkemece, ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 907,10 TL harcın istek halinde taraflara iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.