13. Hukuk Dairesi 2017/9553 E. , 2018/5433 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ve vekili avukat ... ile davalı ...Ş.vekili avukat ..."in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 19.10.2001 tarihinden itibaren davalının vekilliğini tevkil vekaletnamesiyle yürüttüğünü, tevkil eden avukatın hiç bir duruşmaya girmediğini, dosyaya vekaletname dahi sunmadığını, işin tamamen tarafına bırakıldığını, davalının taraf olduğu ... Kadastro Mahkemesinin 1996/3 E sayılı dosyasını 24.10.2001 tarihli celseden itibaren yaklaşık 12 yıl süreyle takip ettiğini, 28.1.2013 tarihinde haksız olarak azledildiğini, vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek; Avukatlık Kanununun 164/4 maddesi gereği fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak dava konusu taşınmazın keşfen belirlenecek rayiç değeri üzerinden %10 dan az %20 den fazla olmamak üzere belirlenecek alacağından şimdilik 100.000,00TL"nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 2.11.2015 tarihli dilekçe ile talebini 7.839.270,00TL"ye yükseltmiştir.
Davalı, şirket ile dava dışı ... Petrolleri A.Ş. arasında 1.12.1996 tarihinde akaryakıt ortaklık anlaşması imzalandığını, anlaşmanın 11.2.2 maddesi ile ... şirketinin yönetici ortak olarak “faaliyetler ile ilgili ortaya çıkan tahkim, dava veya yasal işlemler de dahil olmak üzere ortaklığın işleri ile ilgili konularda gerekli bulduğu temsilcileri, avukatları ve ye muhasebecileri görevlendirmek” yetki ve sorumluluğunu üstlendiğini, bu madde kapsamında ... arazisi ve buna ilişkin davaların da ... şirketi tarafından görevlendirilecek avukatlara takip ettirildiğini, ... arazisinin şirketi ilgilendiren parseli üzerinde akaryakıt ortaklığının depolama hizmetini veren, şirketin %15, ... şirketinin ise %35 hissedar olduğu ... Depolama Hizmetleri A.Ş. nin terminal tesisleri yer aldığını, bu nedenle ücrete konu dava konusu taşınmazıns şirketin faaliyetini etkileyecek nitelikte olduğunu, 28.10.2000 tarihinde ... şirketi ile hukuk müşavirliği sözleşmesi imzalayan davacının aylık ücret karşılığında kendisine verilen dava ve işleri takip etmeyi kabul ettiğini, davacının ... şirketi ile imzaladığı sözleşme kapsamında davayı takip ettiğini, davayla ilgili tüm masrafların da ... şirketi tarafından davacıya ödendiğini, davacının ... şirketi ile sözleşmesinin sona ermesi üzerine davacıyı vekillikten haklı olarak azlettiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, haksız azil nedenine dayalı olarak ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, azlin haksız olduğu, dava dışı ... şirketi ile davalı arasında 1996 yılında Akaryakıt Ortaklık Anlaşması imzalandığı ve ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacı avukat ile dava dışı ... şirketi arasındaki 28.11.2000 tarihli avukatlık sözleşmesinin davalı 3. Kişi lehine eksik sözleşme olduğu ve bu sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşmenin 2/A son cümlesi ile davacı avukatın dava dışı ... şirketinin ortağı olan davalıdan vekalet ücreti talebine yönelik şartların oluşmadığı, davacı avukatın davalıdan başka dava dışı ... şirketinden de sözleşmedeki ücretten başka ücret talep edemeyeceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, 16.11.2000 tarihli anlaşma ile davalı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ortaklık anlaşmasının sona erdiğini, tevkil vekaletnamesinin ise 19.10.2001 tarihinde verildiğini, bu nedenle ... şirketi ile imzalanan ücret sözleşmesi hükümlerinin uygulanamayacağını ileri sürmüş, davalı ise, ... şirketi ile imzalanan 16.11.2000 tarihli sözleşmenin tadil sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve ortaklığın halen devam ettiğini savunmuştur.
28.11.2000 tarihli Avukatlık Sözleşmesinin dava dışı ... şirketi ile davacı arasında imzalandığı, bu sözleşmenin kapsam başlıklı B/1 maddesinde avukatın, ... bünyesinde yer alan tüm birimlere/ortaklara//iştiraklere ilişkin gereken tüm hukuki işlemlerin ... tarafından talep edildiği takdirde yürütülmesi konularında hizmet vereceği kararlaştırılmıştır. ... şirketi ile davalı şirket arasında imzalanan 1.12.1996 tarihli Akaryakıt Ortaklık Sözleşmesinin 11.2.2 maddesinin i bendinde yönetici ortak (...) “faaliyetler ile ilgili ortaya çıkan tahkim, dava veya yasal işlemler de dahil olmak üzere ortaklığın işleri ile ilgili konularda gerekli bulduğu veya yararlı gördüğü temsilcileri, avukatları veya muhasebecileri görevlendirmek” konusunda tüm sorumluluk ve yetkiye sahip olacaktır.” düzenlemesi mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece dava dışı ... şirketi ile davalı şirket arasındaki ortaklık ilişkisinin bu iki şirket arasındaki sözleşmeler de dikkate alınarak devam edip etmediği ya da sona ermiş ise ne zaman bittiği, buna göre tevkil yetkisinin hangi tarihte verildiği değerlendirilmemiştir. İki şirket arasındaki hukuki ilişkinin bitmesinden sonra davacı avukata tevkil yetkisi verilmiş ise dava dışı ... şirketinin 3. kişi olan davalının edimini üstlendiğinden bahsedilemez. Bu durumda mahkemece Avukatlık Kanununun 171. maddesi hükümleri de değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekir. Mahkemece, vekalet ücretine konu ... Kadastro Mahkemesi"nin 1996/3 E sayılı dosyası da getirtilerek, şirketler arasındaki ortalık ilişkisinin bitip bitmediği, taşınmazın ortaklığı ilgilendirip ilgilendirmediği hususlarını da değerlendirecek şekilde şirketler hukuku alanında uzman bilirkişilerin de bulunduğu bir heyetten taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 1.480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.