13. Hukuk Dairesi 2015/43209 E. , 2018/5426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kardeşi olan davalı ... ve dava dışı diğer kardeşleri ... ile ..."in ortak malik oldukları taşınmazların paylaşımı konusunda anlaşamamaları üzerine dava dışı ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, satış kararı üzerine bu taşınmazların açık arttırma ihalesi ile ... dışındaki 3 kardeşe çeşitli bedellerde ihale edildiğini, kardeşleri M.Hüsamettin Dinner ile davalı ..."in ekonomik durumlarının iyi olmaması ve çiftçilikle uğraşmayacaklarını düşünmeleri nedeniyle, kendisinin ihale bedelini, KDV, damga vergisini, harç ve vs bedelleri ödemesi için anlaştıklarını, kendisinin satış sonucu davalı ... ve dava dışı ..."in hissesine düşen taşınmazların masraflarını bankadan kredi çekerek karşıladığını, davalı ve diğer ortak kardeşinin ihaleye konu taşınmazlarda tapu kayıtlarında adlarına kayıtlı kendi hisseleri düşüldükten sonra diğer kardeş ..."in hisseleri için ödenen 93.500,00 TL, KDV için 10.709,00 TL, Damga vergisi için 2.604,90 TL, tapu harcı için 1.411,50 TL, Tellaliye vergisi için 4.053,00 TL olmak üzere satış dosyası için toplam 112.278,70 TL ödediğini, davalı ..."in dava konusu taşınmazlardaki hissesi olan 1/3 hissesine isabet eden 37.425,00 TL"nin ihale tarihi olan 04/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, toplam 13.500,00 TL alacağın, ödemenin yapıldığı 14.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazların ihalesi sırasında, davalı kardeşi lehine yaptığı masrafları istemiş; davalı, ihale masrafları için bankalara yapılan ödemeleri tek başına davacının yapmadığını, birlikte ödemede bulunduklarını, davacıya borcunun olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dosyaya kazandırılan 30.10.2014 tarihli bilirkişi raporu gereğince hüküm tesis edilmiştir. Anılan bilirkişi raporunda, yapılan ödeme kayıtları incelenmek suretiyle, ödemelerin kimin tarafından yapıldığına dikkat edilmek suretiyle tespit yoluna gidilmiştir. Üzerinde davacının ismi bulunan ödeme belgeleri yönünden, 40.500,00 TL"nin davacı tarafından ödendiği kabul edilmiş ancak üzerinde ödemenin kimin tarafından yapıldığına ilişkin kayıt bulunmayan bakiye 71.778,70 TL"lik kısmın ise ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ödendiğinin usulüne uygun belgeler ile ispat edilemediği değerlendirilerek üç kardeş tarafından birlikte ödendiği kabul edilmiştir. Davacı, her ne kadar ispat hususunda tanık deliline dayanmış ise de, mahkemece olayda davacının tanık deliline dayanamayacağı değerlendirilerek, bilirkişi raporu kabulü doğrutusunda hüküm tesis edilmiştir. Oysa dava konusu olayda, kardeşler arası bir ilişki mevcut olup, 6100 sayılı HMK"nun 203/1-a maddesi gereği tanık ile ispat mümkündür. O halde, mahkemece, davacının tanıklarının dinlenmesi ve ispat hususundaki değerlendirmenin akabinde yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.