4. Ceza Dairesi 2013/35154 E. , 2016/2152 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen mağdur ..."a yönelik yaralama ve mağdur ..."ya yönelik tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ..."nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, hükümlerde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılarak DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Konut dokunulmazlığını ihlal ve mağdur ..."a yönelik tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
a-Mağdur ..."a yönelik tehdit suçunda, olayın tek tanığı ... ve diğer mağdur ..."nın "sanığın mağdura bıçakla saldırdığı ve mağduru yaraladığı" şeklinde beyanlarının olması, sanığın mağduru tehdit ettiğine dair hiç beyanlarının olmaması karşısında, yaralama kastıyla hareket ettiği ve tehdit suçunun oluşmadığı gözetilmeden, tehdit suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
b-Sanık ile mağdur ..."nın evli oldukları, aralarında boşanma davası bulunmadığı gibi mahkeme tarafından verilmiş ayrılık kararının da dosyada mevcut olmadığı ve sanığın mağdurun verdiği anahtarla da eve girdiğinin anlaşılması karşısında, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurlarının ne suretle oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
c-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
d-Kabule göre de;
Sanığın, önce gece vakti saat 04.00"de anahtarıyla mağdurun evine girmesi, evden çıkması istenilmesine rağmen mağdurun rızasına aykırı olarak kalmaya devam etmesi, sabah saat 06.00"da tekrar izinsiz eve girmesi, eve girerken veya çıkmamak için bıçak kullandığına dair mağdur veya tanık beyanı olmaması karşısında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak tek suçtan hükümlülük kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, iki ayrı konut dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurularak ve yanılgılı değerlendirme ile eyleminin silahla konut dokunulmazlığını ihlal olduğu kabul edilip fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ..."nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.