Abaküs Yazılım
12. Hukuk Dairesi
Esas No: 2021/1587
Karar No: 2021/2775
Karar Tarihi: 11.03.2021

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/1587 Esas 2021/2775 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, borçlu şirketlerin icra mahkemesine yaptığı başvuruda tebligatların usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihalenin feshini talep etmeleri üzerine verilmiştir. Mahkeme, yapılan satış ilanı tebligatlarının Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca usulsüz olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca, borçlu şirketin, takibin diğer borçlusuna yapılan tebliğ ile satış ilanı tebliğinden haberdar olduğunun kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Bu nedenlerle, Mahkeme, ihalenin feshine karar vermiştir. Kararda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun \"Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina\" başlıklı 21/1. maddesi ve bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesi, 6099 Sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrası ve İİK'nun 127. maddesi gibi kanun maddeleri yer almaktadır.
12. Hukuk Dairesi         2021/1587 E.  ,  2021/2775 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
    Şikayetçi borçluların icra mahkemesine başvurusunda; sair iddialarının yanında satış ilanına ilişkin tebligatların usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihalenin feshini talep ettikleri, mahkemece ihalenin feshi talebinin esastan reddi ile ihale bedelinin %10" u oranında para cezasına hükmedildiği, borçlular tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
    7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
    Aynı Yasanın bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 Sayılı Yasa"nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
    7201 sayılı Yasanın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde; kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile getirilmiş, ancak yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 Sayılı Kanun"a göre adres kayıt sistemindeki adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır.
    Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu"nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh verilerek 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılmalıdır.
    Somut olayda borçlu ...’e ... adresine iki adet satış ilanı tebligatı gönderildiği, adı geçene ... adresine ise dört adet satış ilanı tebligatı gönderildiği, bu tebliğlerden iki tanesinin Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca çıkarıldığı, tebliğ işlemlerinin 20.02.2019 ile 26.03.2019 olmak üzere iki ayrı tarihte tebliğ edildiği, buna göre adı geçene toplam altı farklı satış ilanı tebligatı çıkarıldığı, çıkarılan satış ilanı tebligat parçalarının tamamının incelenmesinde; “muhatap adresinin kapalı olması sebebiyle en yakın komşu/kapıcı/yönetici ...’den sorulmuş muhatabın işe...beyan edilmiş....tebligat Kalkan mahalle muhtarı imzasına....tarihinde teslim edilmiş....2 nolu haber kağıdı muhatabın kapsına yapıştırılmış... en yakın komşusu/kapıcı/yönetici ...’ ya haber verilmiştir.” şerhiyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
    Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, tebligat parçalarının tamamında, haber verilen komşunun adı bulunmadığından, satış ilanı tebliğleri, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca usulsüzdür. Ayrıca, daha önce ... adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ döndüğüne ilişkin dairemize gönderilen dosya içerisinde bir tebligat parçasına rastlanmadığı, şikayetçiye Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca çıkarılan satış ilanı tebligatlarının bu haliyle TK."nun 10/2.maddesine aykırı olduğu ve TK."nun 21/2.maddesine uygun bir tebligatın da bulunmadığı dikkate alındığında her altı satış ilanı tebligatının da usulsüz olduğu görülmektedir.
    Bu durumda, satış ilanı kendisine usulüne uygun tebliğ edilmeyen borçlu şirket yetkilisinin, takibin diğer borçlusu olan şirkete yapılan tebliğ ile satış ilanı tebliğinden en geç o tarihte haberdar olduğunun kabulü mümkün olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöndeki gerekçesi doğru bulunmamıştır.
    İİK"nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi, başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
    O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK"nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 09.12.2020 tarih 2020/1134 E.-2020/2320 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Kaş İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.11.2019 tarih 2019/51 E. -2019/152 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi"ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, 11/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi