5. Ceza Dairesi 2018/2812 E. , 2018/8955 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Temyiz dilekçelerinin içeriğine göre katılan vekilinin görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, sanık ve müdafin ise görevi kötüye kullanma ve resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 gün ve 2012/6-1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kanunda belirli bir oran dahilinde artırım yöntemi tercih edilmiş olması halinde zamanaşımı sürelerinin daha ağır cezayı gerektiren tüm nitelikli haller dikkate alınarak belirlenmesi gerekeceği, 5237 sayılı TCK"nın 205/1-son maddesine göre suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır hükmü nazara alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı cihetle resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçu yönünden zamanaşımı gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmesi yönündeki tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
TCK"nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Gerekçede oluşa uygun olarak suçun TCK"nın 205/1. maddesinde düzenlenen resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek kabul edilmesine rağmen hükümde uygulama maddesinin aynı Kanunun 204/1. maddesi olarak gösterilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20/09/2011 günlü ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, TCK"nın 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve Dairemizin 12/03/2013 günlü ilamıyla aleyhe temyiz bulunmayan hükmün bozulmasına karar verilmesi nedeniyle de sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 53/5. maddesi hükmü uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 1 no"lu bendinde yer alan “TCK"nın 204/1. maddesi" ibaresinin “TCK"nın 205/1. maddesi" olarak değiştirilmesi ve hüküm fıkrasından TCK"nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın da çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığa isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK"nın 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu, durma süreleri de gözetildiğinde suç tarihi olan 08/02/2006 ile inceleme günü arasında ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.