9. Hukuk Dairesi 2009/38985 E. , 2012/2823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, fark kıdem tazminatı, ikramiye farkı, yakacak yardımı, izin harçlığı, ramazan ve kurban bayramı harçlığı ile ayakkabı yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde çalışmakta iken, imzalanan ek hizmet sözleşmesi ile mevcut ikramiye, izin harçlığı, bayram harçlığı, yakacak yardımı ve ayakkabı yardımının 01.07.2002 tarihinden itibaren 12 aya bölünerek aylıklara ekleneceğinin taahhüt edildiğini, ancak davalı işverenin 01.01.2003 tarihinden sonra mevcut ücret eklerini aylıklar içinde eriterek ödememeye başladığını, iş barışının bu nedenle sarsıldığını, davacının 2005 yılında emeklilik nedeniyle iş akdini sona erdirdiğini, kıdem tazminatının asgari ücret üzerinden hesaplandığını, kıdeme esas olacak ücret ekleri ve ikramiyelerin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem Tazminatı Farkı, yıllık brüt 4 maaş tutarında ikramiye farkı, yakacak yardımı, izin harçlığı, ramazan ve kurban bayramı harçlığı ve ayakkabı yardımı alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Anlaşma tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiğini, bu nedenle dava açma hakkının zamanaşımına uğradığını, ikramiyelerin 30.06.2002 tarihli anlaşma ile maaşlara giydirildiğini, davacının 2 yıldan fazla bir zaman boyunca uygulamaya herhangi bir itirazda bulunmayıp ücretlerini almaya devam ettiğini, hizmet akdi sona erdiğinde de sadece kıdem tazminatını alıp işten ayrıldığını, bu uygulamanın iş şartı haline gelmesi nedeniyle davacının bununla ilgili dava açmasının olanaklı olmadığını, kıdem tazminatının dava dilekçesinde de belirtildiği üzere ödendiğini, herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, özleşmede önceden ödenen ikramiye ve sosyal hakların aylık brüt ücrete yansıtılacağı belirtilmesine rağmen, kıdem tazminatının çıplak ücret üzerinden ödendiği, davacının fark ücrete göre belirlenen fark Kıdem Tazminatı talep edebileceği, sunulan ücret bordrolarında, ücretle birlikte ödenmesi gereken ikramiye, yakacak yardımı, izin harçlığı, bayram harçlığı, ayakkabı yardımının ödendiği belgelenemediğinden davacının bu alacaklara hak kazanacağı, bilirkişinin zamanaşımı itirazını nazara alarak hesaplama yaptığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir.
Anılan Yasanın 34 üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de aynı faiz oranı uygulanmalıdır.
Ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayılı Yasanın 61 inci maddesi uyarınca, uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizidir.
Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğması durumunda, 10.6.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.
İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34 üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.
Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir.
Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.
Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir.
Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verildiğinden, söz konusu faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı mahkemece kendiliğinden denetlenmelidir.
Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmadıkça ücret yönünden dikkate alınmamalıdır.
Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Aynı alacak için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.
Somut olayda;
Davacı tarafından dava dilekçesinde ikramiye alacağına bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilmesine rağmen, mahkemece ikramiye farkı alacağına yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HMK.nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, hüküm fıkrasının 1. bendinin 4. paragrafının tamamen çıkartılarak yerine “ Hüküm altına alınan ikramiye farkı alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, yakacak yardımı, izin alacağı, bayram harçlığı ve ayakkabı yardımı alacaklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine ” paragrafının eklenerek hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz giderinin 5.55 TL"nin davacıya arta kalanın davalıya yükletilmesine 01.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.