23. Hukuk Dairesi 2016/903 E. , 2018/2317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı asıl ... ile vekili Avukat ... ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı-birleşen davada davalı ... ile avukatı ve karşı taraf avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Ası davada davacı vekili müvekkili ..."ın ve diğer bir kısım arsa sahipleri ile davalı arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, Sözleşmenin imzalanmasının üzerinden ise 2,5 yıl geçtiği yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği, sözleşme imzalandığı sırada belediye adına kayıtlı olan hissese bir kısım hissedara geçtiği halde bu hisse ile ilgili hiçbir girişimde bulunmadığını ileri sürerek, sözleşmesinin feshini, talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı yüklenici, davalının sözleşmeye aykırı davranmasından dolayı inşaata başlanmadığını bu nedenle müvekkilinin 1.000.000,00 TL"den fazla zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia savunma bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada sözleşmenin davacı tarafından feshinin haklı sebebinin koşullarının oluşmadığı ve davalıya subjektif kusurunun izafe edilemeyeceği, birleşen dosyada ise davacının dosyaya sunduğu harcama bedelleri karşılığı 266.609,75 TL harcamada bulunduğu birleşen davacı davasını ıslah etmiş bulunduğundan ıslah uyarınca birleşen dosyanın kabulüne, asıl davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava davacı- birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl dava taraflar arasında yapılan 20.10.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa maliklerinden belediye sözleşmede yer almadığından sözleşme baştan itibaren geçersizdir. Belediye hissesinin son malikleri ile de henüz sözleşme yapılmadığından sözleşme geçerli hale gelmemiştir. Bu nedenle asıl davada sözleşmenin geçersizliğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, oluşa uymayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Birleşen dava bakımından ise sözleşmenin geçersiz olması veya geçerli bir sözleşmenin taraf iradeleri ile ya da mahkeme kararı ile fesih edilmiş olması halinde 818 sayılı BK"nın 108/2. maddesi (6098 sayılı TBK 125/3) gereği fesihte arsa sahiplerinin kusuru yoksa yüklenici sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sadece yapılan imalatın ekonomik bir değerinin bulunması ve arsa sahibinin işine yaraması halinde bedelini isteyebilir.Somut olayda sözleşme geçersiz olduğuna göre yüklenici arsa sahiplerinin yararına gerçekleştirdiği ve onun tarafından kullanılması mümkün olan bir iş varsa onun bedelini isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece, raporu veren bilirkişi kurulundan, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, yapılan işler üzerinde durularak, arsa sahibinin bu imalattan yararlanıp yararlanamayacağı konusunda ek rapor alınıp, bunların arsa sahipleri yararına olan kısmının bedeline hükmetmesi gerekirken, yüklenicinin yapmış olduğu masrafların tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin, asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl dava davacı -birleşen dava davalı, yararına takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen dava davacısından alınarak, asıl davada davacı-birleşen dava davalısına verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.