13. Hukuk Dairesi 2015/43277 E. , 2018/4962 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, ... aleyhine açtığı dava dilekçesinde, ... mevkii 528 ada 1 parselin ... tarafından kendisine satıldığını ve adına tescil edildiğini, arsada bulunan ağaçların sökülmesi talebiyle ... Orman İşletme Müdürlüğü"ne yaptıkları başvuru neticesinde arsanın %40"lık kısmının orman arazisi olduğunun ortaya çıktığını, ihale şartnamesinde arsanın halihazırdaki bu durumunun gösterilmediğini ve bu haliyle satın alma amacına uygun olarak arsanın değerlendirilemeyeceğini, davalı yana yapılan başvurunun neticesiz kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tescilinin iptal edilerek davacı tarafından ödenmiş olan 390.158,50.-TL satım bedelinin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu edilen taşınmazın bir kısmının orman arazisi olduğuna dair tapu kaydında herhangi bir kayıt bulunmadığını, söz konusu taşınmazın ihale şartnamesinde gösterilen vasıfları taşıması nedeniyle davalı Belediye"ye kusur atfedilemeyeceğini, ortaya çıkan sonuçtan taşınmaz içinde orman arazisi bulunduğunu tapuya işletmeyen Orman İşletme Müdürlüğü"nün sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 390.158,50 TL"den, 377.718,00 TL"nin 24/02/2014 tarihinden, 3.779,00 TL"nin 24/02/2014 tarihinden, 2.150,00 TL"nin 24/02/2014 tarihinden, 6.402,00 TL"nin 26/02/2014 tarihinden, 109,50 TL"nin 26/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile dava konusu taşınmazın davacı adına olan tescilinin iptal edilerek davalı kurum adına tescili ile davacı tarafından ödenmiş olan 390.158,50.-TL satım bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini dilemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olduğu belirtildikten sonra, toplam 390.158,50 TL"nin değişik tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; Ne var ki; dava dilekçesi ile talep edilmesine rağmen dava konusu taşınmazın davalı adına tesciline ilişkin bir hüküm kurulmamıştır. HMK"nın 26/1. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” ve yine HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda, yukarıda işaret edildiği üzere talep kalemlerinden birinin karşılanmaması infazda tereddüte yol açacak mahiyette olup, yukarıda yazılı şekilde eksik hüküm kurulmuş olması olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.