18. Hukuk Dairesi 2015/21153 E. , 2016/3327 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, ... İli .... İlçesi..... Köyü 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırmasız el koyma nedenine dayalı olarak ecrimisil, birleştirilen davada ise taşınmaz bedeli ve ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Asıl dava yönünden;
Kamulaştırma Kanununa 5999 sayılı Kanunla eklenen ve 30.06.2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici 6. maddesinde “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi esastır” 25.02.2011 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesiyle de “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren onbeş yıl süreyle geçerli olmak üzere; 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. ncı maddesi hükmü, 04.11.1983 tarihinden sonraki kamulaştırmasız el koyma işlemlerine de uygulanır” hükmü getirilmiş; Anayasa Mahkemesinin 22.02.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 01.11.2012 tarih ve 2010/83-2012/169 sayılı kararı ile uzlaşma dava şartı sayılmış, 6111 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi ise iptal edilmiş ancak iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş, Anayasa Mahkemesinin bu kararından sonra 11.06.2013 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanunun 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun Geçici 6. maddesi değiştirilmiş, değiştirilen Geçici 6. maddenin 1. fıkrasında “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya
tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır.” denilmiş, 10 fıkrasında ise “Vuku bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler. Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava bekletilir; uzlaşılamaması hâlinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye sunulmasından sonra davaya devam edilir” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan bu düzenlemeler karşısında 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında el konulan taşınmazlar için 6487 sayılı Kanunun yayımlanmasından sonra açılan davalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmekte, öncesinde açılan davalar için ise uzlaşma yoluna başvurulması için üç aylık süre öngörülmekle birlikte uzlaşmaya başvurulması zorunluluğu getirilmemektedir. Buna göre 6487 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılan davalar için uzlaşmaya gidilmemesi nedeniyle davaların reddine karar verilemeyeceğinden mahkemelerce işin esasına girilerek gerekli araştırmalar yapılıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Dava konusu somut olay incelendiğinde, kamulaştırmasız el koyma nedeni ile tazminat davasının yukarıda açıklanan Kanunun yürürlüğe girmesinden önce 18.09.2012 tarihinde açıldığı ve yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan davalarla ilgili olarak uzlaşma yoluna başvurulmasının isteğe bağlı olduğu, yürürlük tarihinden itibaren 3 ay içinde kullanılacak bu hakka ilişkin sürenin de geçtiği dikkate alınarak mahkemece tarafların delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.
2-Birleşen dava yönünden;
Mahkemece davanın 11.06.2013 tarihinden sonra açıldığı ve davacının öncelikle uzlaşma başvurusunda bulunmasının dava şartı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmişse de, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddede düzenlenen uzlaşma şartı 04.11.1983 öncesi el atılan taşınmazlara ilişkin açılan davalar için geçerli olup, dosya kapsamından dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından davanın esasına girilerek incelenmesi gerekirken usulden reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.