5. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/9909 Karar No: 2017/19490 Karar Tarihi: 20.09.2017
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2017/9909 Esas 2017/19490 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2017/9909 E. , 2017/19490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arazi niteliğindeki ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-Dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu dikkate alındığında kapitalizasyon faiz oranının %4 kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden %5 alınması suretiyle eksik bedel tespiti, 2-Dava konusu taşınmazın konumu, yüzölçümü, bilirkişi raporunda yazılı özelliklerine göre % 25 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken, uygulanmamak suretiyle eksik bedel tespiti, 3-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 10/03/2013 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4-Davanın niteliği gereği, her iki taraf lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, vekalet ücreti takdir takdirine yer olmadığına karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.