10. Ceza Dairesi 2021/13927 E. , 2021/13191 K.
"İçtihat Metni" Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İzmir 14.Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 Değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ...’ın 30/10/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 02/01/2017 tarihli ve 2016/116687 soruşturma, 2017/20 esas, 2017/18 sayılı iddianamesi ile sanığın TCK’nın 191/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2- İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 16/01/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
3- Dosya arasında bulunan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararının incelenmesinde;
Sanığın 03/11/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2016 tarihli ve 2016/31857 sayılı iddianamesi ile İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18/05/2018 tarihli ve 2017/2854 esas, 2018/826 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararıyla kesinleştiği,
4- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 karar sayılı ilamına konu suç tarihinin 03/11/2016 olduğu, İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 karar sayılı ilamına konu suç tarihinin 30/10/2016 olduğu, ilk iddianamenin 01/12/2016 tarihinde düzenlendiği, eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu,
5- İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2020 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı ek kararı ile; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine, karar verildiği, sanığın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına itiraz etmesi üzerine,
İtirazı inceleyen merci İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararı ile; itirazın reddine, itirazın kanun yararına bozma açısından mahkemesince değerlendirilmesine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Uyuşturucu kullanmak suçundan sanık ..."ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kararını müteakip, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 43/1. maddesi gereğince yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 22/06/2020 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanığın 03/11/2016 tarihinde işlediği ve 5237 sayılı Kanun"un 43. maddesi dahilinde değerlendirilmesi gereken adı geçen suçtan mahkumiyetine dair İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18/05/2018 tarihli ve 2017/2854 esas, 2018/826 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği ancak, İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasını müteakip, mahkemesince yeniden yapılacak yargılama esnasında bahsedilen istinaf kararıyla kesinleşen İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli kararı dikkate alınmak suretiyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun"un 43. maddesi uygulanarak kurulacak mahkumiyet hükmünden evvelce verilen cezanın mahsup edilerek hüküm kurulabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosyasındaki suçun 03/11/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 01/12/2016 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan incelemeye esas dosyadaki İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/36 esas sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 30/10/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 02/01/2017 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 01/12/2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmı ile, "… her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği" şeklinde belirtildiği üzere, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenmesi gerektiği cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”denilerek İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın 03/11/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 01/12/2016 tarihli ve 2016/31857 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile kesinleştiği,
Sanık hakkında, 30/10/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/01/2017 tarihli ve 2016/116687 soruşturma, 2017/20 esas, 2017/18 sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda verilen İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı sanığın mahkûmiyetine yönelik kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, Mahkemenin 22/06/2020 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, ek karara sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine merci İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/10/2020 tarihli ve 2020/219 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosyasındaki suçun 03/11/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 01/12/2016 tarihinde düzenlendiği, incelemeye esas İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/36 esas sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 30/10/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 02/01/2017 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/891 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 01/12/2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği,
Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, İzmir 15 Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilerek ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlere göre;
Sanığın her iki eylemi arasında hukuki kesinti bulunmaması, eylemlerin zincirleme suç oluşturması hususu her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmiyor olsa da , yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bir durum olmadığından CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, kanuna aykırılığın kanun yararına bozma yolu ile giderilebileceği, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, bu nedenle kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanuni imkan bulunmadığı, ancak İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kanun yoluna gidilmeden kesinleşen kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği anlaşıldığından;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 30/10/2016 ve 03/11/2016 tarihlerinde iki kez "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu işlediği ve bunların "zincirleme suç oluşturduğu" anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı
cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/09/2017 tarihli ve 2016/891 esas, 2017/548 sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, bu nedenle kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanuni imkan bulunmadığı dikkate alındığında, suçların “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin ve buna bağlı olarak belirtilen suçların zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının tartışılarak belirlenmesi, zincirleme suç oluşturduğunun saptanması durumunda, bunlardan en ağır sonuç doğuran suç esas alınarak tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK"nın 43. maddesi gereğince artırılmasına ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde” zorunluluk bulunması, nedeniyle, İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli ve 2017/36 esas, 2017/879 sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdirinin sağlanması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlere göre;
İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli, 2017/36 esas ve 2017/879 sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.