10. Ceza Dairesi 2021/13919 E. , 2021/13186 K.
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas, 2020/76 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli ... hakkında, 09/05/2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 17/09/2018 tarihli ve 2018/5868 soruşturma, 2018/70 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun"un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararında itiraz kanun yolu, mercii ve süresinin gösterildiği, ancak itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, kararın şüpheliye 06/11/2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 10/04/2019 tarihinde infazı için ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, 05/12/2019 tarihli ve 2019/197 DS sayılı çağrı yazısının 13/12/2019 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 16/12/2019 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, 03/02/2020 tarihli 3. bireysel görüşmesine katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının 11/02/2020 tarihinde müdürlükte bizzat tutanakla tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 20/07/2020 tarihli grup seminer çalışmasının 6. oturumuna katılmaması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 22/07/2020 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 30/07/2020 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- Erteleme kararı kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2020 tarihli ve 2018/5868 soruşturma, 2020/2125 esas, 2020/1754 sayılı iddianamesi ile sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle TCK’nın 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas 2020/76 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca yargılamanın durmasına, denetim sürecinin
yeniden işletilmesi için dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, kararın 21/11/2020 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/09/2018 tarihli ve 2018/5868 soruşturma, 2018/70 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiğinden bahisle hakkındaki ilam dosyasının kapatılmasını takiben, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2020 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, sanığın eyleminin hakkında verilen kararın gereklerine uygun davranmamakta ısrar unsurunun gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmesine dair ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas, 2020/76 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 191/4. maddesinde yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 5/1. maddesinde yer alan, "(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır." ve aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde yer alan, "(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya kanunda yazılı hallerde komisyonun önerisi üzerine ilgili hâkim tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde yeni bir ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılarak gereği için mahkemeye gönderileceği yükümlüye ihtar edilir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, somut olayda, 17/12/2019 tarihi itibari ile tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazında uyulması gereken kuralların şüpheliye tebliğ edilerek infazına başlanıldığı, şüphelinin 03/02/2020 tarihindeki bireysel görüşme yükümlülüğünü ihlal ettiği ve 04/02/2020 tarihinde uyarıldığı 20/07/2020 tarihindeki grup çalışması programına katılmadığının bildirilmesi üzerine, denetim planına uymadığından bahisle ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce düzenlenen 11/02/2020 tarihli ve 2019/197 sayılı uyarı müzekkeresinin 11/02/2020 tarihinde şüphelinin bizzat kendisine elden tebliğ edildiği, uyarı müzekkeresinde bir sonraki ihlalde tekrar uyarı yapılmayarak dosyanın kapatılacağının şüpheliye bildirilmesine rağmen
şüphelinin belgelendirilebilir ve geçerli bir mazereti bulunmaksızın 03/02/2020 ve 20/07/2020 tarihindeki bireysel görüşme ve grup çalışma programlara katılmaması üzerine dosyasının kapatılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, böylece şüphelinin denetimli serbestlik kapsamında belirlenen yükümlülüğü ikinci kez ihlâl etmesi sebebiyle bu halin ısrar niteliğinde olduğunun ayrıca grup çalışması programı tarihlerinde geçerli bir mazeretinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında, kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas, 2020/76 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli ... hakkında, 09/05/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/09/2018 tarihli ve 2018/5868 soruşturma, 2018/70 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini takiben, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07/09/2020 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas, 2020/76 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle durma kararı verildiği, anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK"nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden ve itiraz hakkı beklenilmeden, dolayısıyla kesinleşmeden Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı,
Somut olayda; şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK"nın 191/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK’nın 171, 172 ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların hukuki sonuç
doğurmayacağı, dolayısıyla kovuşturma şartı olan ısrar şartının da oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, “yerinde olmayan gerekçe ile durma kararı” verilmesi kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkemenin durma kararı sonuç olarak kanuna uygun olmakla birlikte durma kararı gerekçesi yerinde görülmediğinden gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile mahkemenin gerekçesine yönelik olarak yerinde görülmüştür.
D-) Karar:
Mahkemece, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. cümlesi uyarınca “kamu davasının durmasına” ve “şüpheliye kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte yeniden usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ve infazının sonucunun beklenilmesi için ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilmesi gerektiğinden ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2020 tarihli ve 2020/41 esas, 2020/76 sayılı kararının 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince, değişik gerekçe ile mahkemenin gerekçesine yönelik olarak kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun"un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.