9. Hukuk Dairesi 2011/48484 E. , 2012/1029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA :Davacı, sendika aidat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı ... İs Sendikası ile davalı ... arasında 01.03.2003-29.02.2004, 01.03.2004-28.02.2005, 01.03.2005-28.02.2006, 01.03.2006-26.02.2007, 01.03.2007-29.02.2008 ve 01.03.2008 - 28.02.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere toplu iş sözleşmesi imzalandığını, ancak davalı kurumun belirtilen dönemlere ait, işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik aidatı ve dayanışma aidatı alacaklarını ödemediğini belirterek 2.000 TL’nin toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılan ödeme/temerrüt tarihlerinden itibaren bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davaya cevap vermemiş , duruşmalara katılmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında 01.03.2003-29.02.2004, 01.03.2004-28.02.2005, 01.03.2005-28.02.2006, 01.03.2006-26.02.2007, 01.03.2007-29.02.2008 ve 01.03.2008- 28.02.2010 tarihleri arasında geçerli olmak üzere toplu iş sözleşmesi imzalandığı, davacı sendikanın 07.01.2003, 25.02.2004, 03.01.2005, 21.02.2006, 17.01.2007 ve 16.01.2008 tarihlerinde davalı ... Başkanlığına gönderdiği yazılarda belirtilen dönemler için sendika adına kesilen/kesilmesi gereken üyelik ve dayanışma aidatlarının sendikaya gönderilmesinin talep edildiği, davalı belediyenin belirtilen dönemler için 6080,47 TL ödeme yaptığı, imzalanan toplu iş sözleşmelerinin 14. Maddesi gereği üyelik ve dayanışma aidatlarının işçi ücretlerinin ödendiği günü takip eden 7 gün içinde ödenmesi gerektiği ve davacının alacaklarının ödenmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dava, 2821 Sendikalar Kanunun 61. Maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sendikalar Kanunu"nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, "Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu"nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu"nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Davacı sendika ile davalı işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmelerinde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Dosya kapsamından; davacı sendikanın her toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını davalı işverene gönderdiği anlaşılmakta olup, Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen tarihlerden itibaren faize karar verilmelidir. Ancak TİS’lerde belirtilen sürelerden itibaren faiz istenebilecek ise de , İş Kanunu 32/5. maddesinde “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” düzenlemesi yer almıştır. İş sözleşmeleri veya Toplu İş Sözleşmelerinde ücret ödeme gününe ilişkin farklı bir tarih kararlaştırılmamıştır. TİS 57. maddesinde ödeme günü olarak hak kazandıkları günde ödenir denmiştir.
O halde İş Kanunu 32. maddeye göre çalışılan ayın ücreti bir sonraki ayın birinci gününde hak kazanılacaktır. TİS’lerde üyelik aidatı için "…üyelik ve dayanışma aidatlarının işçi ücretlerinin ödendiği günü takip eden yedi gün içinde… ödenir” denmesi sebebi ile üyelik aidatı bir sonraki ayın sekizinci gününde ödenmesi gerekecektir. Bu durumda kabul edilen üyelik aidatına , her bir ayın aidat alacağı için bir sonraki ayın sekizinci günü yerine, çalışılan her bir ayın 23. günü faiz başlangıç tarihi kabul edilerek, hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Bundan başka, davalı 13.150TL ödeme yapıldığını belirtmiştir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan ödemeye ilişkin makbuzlar tam olarak değerlendirilmemiştir. Ödeme iddiası itiraz mahiyetinde olduğundan yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Bu nedenle sunulan belgeler davacıya gösterilmeli, diyecekleri sorulmalı, ödeme iddiası konusunda gerekli incelemeler yapılarak sonuca gidilmelidir.
Öte yandan davalı Beldiye Başkanlığı 5.4.2011 tarihli yazısı ile "Belediye’de çalışan tüm işçilerin sendika üyesi olduğunu, sendika üyesi olmayıpta dayanışma aidatı ödeme isteminde bulunan işçi bulunmadığını" belirtmiştir.
... dönem bordrosu ile sendika üyelik aidatı kesinti listesinin karşılaştırılmasında, ... bordrosunda görülen işçilerin tamamı için sendika üyelik aidatı hesabı yapıldığı, ancak aynı işçiler için birde dayanışma aidatı hesabı yapıldığı görülmekle, yapılan hesaplama yönünden Bilirkişi raporu denetime tabi tutulmadan rapora olan itiraz karşılanmadan başka bir bilirkişiden rapor alınması düşünülmeden karar verilmesi de hatalıdır.
Kabule göre de :davacı tarafından ıslah ile artırlarak istenenden daha fazla alacağa karar verilmiştir. HUMK 74. maddesi hükümlerine aykırı olarak istek aşılmak suretiyle hüküm kurulması ve bu şekilde tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturularak Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih ve 7-4 sayılı kararına aykırı uygulama yapılması hatalıdır.
F) Sonuç:
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.