23. Hukuk Dairesi 2016/1156 E. , 2018/2232 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket vekili Avukat ... ile şirket yetkilisi ... ve davacı vekili Avukat ..."ın gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf avukatlarının sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında 18.10.2011 tarihinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin arsa üzerinde kendi kiracısı bulunduğunu, kiracısına 30.000 TL ödeyerek arsadan erken tahliye ettiğini, davalı şirketin dava tarihi itibariyle sözleşme konusu yerde inşaata başlamadığını ileri sürerek, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi"nin feshi ile müvekkilinin mahrum kaldığı kira bedeli olan 18.000 TL ve kiracısına ödediği 30.000 TL"nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının arsayı inşaata elverişli olarak teslim etmediğini, kiracısının arsadan tahliye edilmemesi nedeniyle inşaata başlanılmadığını, sözleşme yapıldıktan sonra inşaat yapılacak arsa üzerine belediye tarafından ilave kat verileceği hususunun gündeme geldiğini ve tarafların anlaşarak bu hususun neticesinin beklenmesine karar verdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kiracı şirketin 31.05.2012 tarihinde tahliye edilerek arsanın davalıya 2012 Haziran ayı içerisinde teslim edildiği, ruhsatın geç alındığı dava tarihi itibariyle de inşaata başlanmadığı, ... lehine konulan ipoteğin davalının edimini süresinde yerine getirmesine engel bir durum teşkil etmediği, bu itibarla davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı oludğu davacının sözleşme uyarınca arsayı davalı yükleniciye teslim etmek amacıyla kiracı ile yapılan kira sözleşmesinde belirlenen süreden önce kiracıyı tahliye etmesinden ötürü toplam 19.433 TL"lik kira gelir kaybından kaynaklı menfi zararının oluştuğu, davacı tarafça erken tahliye nedeniyle 30.000 TL ödeme yaptığına ilişkin olarak her zaman düzenlenebilecek adi yazılı belge haricinde geçerli delil ibraz edilmediğinden davacının bu isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile menfi zarar talebine ilişkindir. HMK 297/2 maddesi uyarınca mahkemece verilen hükmün sonuç kısmında taleplerden herbiri hakkında açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerekir.Mahkeme kararın gerekçe kısmında, mahrum kalınan kirayı " taleple bağlı kalarak 18.000 TL"ye hükmetmek gerekir" demekle birlikte kısa kararda yanlışlıkla 7.433,00 TL yazması nedeniyle bu miktara hükmederek tereddüt oluşturmuştur. Böyle bir hüküm HMK"nın 297/2 maddesine aykırıdır. Kararın bu gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekilerinin temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına, takdir olunan 1.630,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya, davalı yararına takdir olunan 1.630,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.