
Esas No: 2017/6268
Karar No: 2020/1861
Karar Tarihi: 12.02.2020
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/6268 Esas 2020/1861 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1932 doğumlu çocuksuz dul olduğunu, ölen ağabeyinden olma iki yeğeninden başka yakın akrabası olmadığını, kendisine ait evde yalnız yaşadığını ve kendisi ile zaman zaman ölen eşinin önceki evliliğinden olma üvey kızı davalının ilgilendiğini, 2010 yılında rahatsızlaması üzerine parasal işlerin yönetimini"de davalının yaptığını, belli bir mizansen kurarak şahsi hesabındaki paranın davalınında yer aldığı müşterek hesaba aktarıldığını, davalının aynı gün bu müşterek hesaptaki parayı şahsi hesabına geçirdiğini, bu durumdan kendisine yasal danışman atanması ile haberdar olduğunu, paranın kendisi için harcanmadığını, zaten ihtiyaçları için yetecek hem de eşinden kalma hem de kendisine ait emekli maaşı bulunduğu, yazlığı ve oturduğu evin kendisine ait olup bankadaki paranın kendisi için harcanmasını gerektirir bir durum olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davalı tarafından çekilen 39.000,00 TL’nin en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki dava ile, davalının üvey kızı olduğunu, 2010 yılında yaşadığı rahatsızlıktan faydalanarak kendisinin şahsi hesabında bulunan paranın davalının da yer aldığı müşterek hesaba dönüştürüldüğü, ardından davalının müşterek hesaptaki parayı şahsi hesabına aktartığını ve bu paranın kendisi için harcanmadığını ileri sürerek harcanan paranın faizi ile birlikte iadesini istemiş, davalı ise müşterek hesaptaki paranın yarısının zaten kendisine ait olduğunu, geri kalan tutarla da davacının bakıcı ve diğer masraflarını karşıladığını savunmuştur. Mahkemece, davacının bakıcı giderleri ve diğer masraflarının davalı yanca karşılandığının tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının akıl sağlığının yerinde olduğu, şahsi hesabın müşterek hesaba dönüştürüldüğü tarihte henüz kendisine yasal danışmanın bile atanmadığı, dolayısıyla paranın haksız ele geçirildiğinin ve davalının şahsi ihtiyaçları için harcandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının kendisine ait evi ve yazlığı ile hem kendisine ait hem de eşinden kalma emekli maaşının bulunduğu, evinin yakıt ve aidat giderinin bulunmadığı, yalnız yaşadığı, 2010 yılında rahatsızlanınca kendisine bakıcı tutulduğu, davacının şahsi hesabındaki paranın bir kısmının taraflar adına açılan müşterek hesaba aktarıldığı anlaşılmaktadır. Davalı, müşterek hesabın açıldığı 22.11.2010 tarihinde müşterek hesaptaki paranın 39.000 TL’sını kendi şahsi hesabına aktarmış olup, 5.1.2011, 9.2.2011 ve 8.3.2011 tarihlerinde de çekerek bu parayı kullanmıştır. Dosya da dinlenen bakıcı ...’nun beyanına göre davalının davacının bütün işleri ile ilgilendiği, kendisinin 2 yıla yakın davacının yanında çalıştığı, evin harcamaları ve bakıcı ücretlerinin davalı yanca karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 2 yıllık bakıcı ücretinin birbirine yakın üç farklı zamanda çekilen para ile karşılandığının kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, davacının bakıcı ve diğer masraflarını karşılayacak miktarda aldığı iki adet emekli maaşı mevcuttur. O halde mahkemece, şahsi hesabın müşterek hesaba dönüştürülmesinin hile yolu ile yapıldığının kanıtlanamaması nazara alınarak, davacının müşterek hesaptaki payı yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verild