4. Ceza Dairesi 2016/8629 E. , 2016/9816 K.
"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.09.2014 gün ve 2014/126 esas, 2014/387 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 18.02.2016 gün ve 2016/1985 esas, 2016/2845 sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık ..."un tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2016 gün ve 2016/138270 sayılı yazısı ile;
... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/126 Esas 2014/387 Karar sayılı, sanık ..."un silahla tehdit suçundan 5237 sayılı TCK"nın 106/2-a, 43/2. maddesi delaletiyle 43/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının 30/09/2014 tarihinde sanığın yüzüne karşı verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 09/03/2016 tarihli 2014/126 sayılı yazısı ile, sanığın 30/09/2014 tarihli süre tutum dilekçesi bulunduğundan bahisle dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na gönderildiği, bu itibarla sanığın 30/09/2014 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile süresi içinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi gereğince sanık lehine Yüksek Daire"nin kararına itiraz yoluna başvurulmuştur.
Sonuç ve istem: 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkra hükümleri uyarınca açıklanan nedenlerle, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesi"nin 18/02/2016 tarihli 2016/1985 Esas 2016/2845 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan ... Asliye Ceza Mahkemesi"nin 30/09/2014 tarihli 2014/126 Esas 2014/387 Karar sayılı hükmünün ONANMASINA karar verilmesi,
6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmü gereğince itirazımızın Yüksek Dairenizce yerinde görülmemesi halinde dosyanın Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu"na gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit suçundan sanık ... hakkında verilen, temyiz talebinin süre yönünden reddine dair, Dairemizin 18.02.2016 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 18.02.2016 gün ve 2016/1985 esas, 2016/2845 karar sayılı temyiz talebinin süre yönünden reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 30.09.2014 gün ve 2014/126 esas, 2014/387 sayılı yüze karşı verilen kararın, 30/09/2014 tarihli süre tutum dilekçesi ile kanuni süresi içinde temyiz edilmiş olması karşısında, hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ..."un temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, hükümde TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılarak DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.