4. Ceza Dairesi 2016/7895 E. , 2016/9815 K.
"İçtihat Metni"
Tehdit ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 10.07.2014 gün ve 2014/8 esas, 2014/85 karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin ... gün ve ... sayılı kararıyla;
"Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, sanık ..."ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE," karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/04/2016 gün ve ... sayılı yazısı ile;
"Sanık hakkında temyiz süresi denetimi yapılırken CMK"nın 331/4 maddesinin gerekçe yapıldığı ve burada belirtilen üç günlük ek süre içerisinde yapılmaması nedeniyle temyizin reddi istenmişti, ancak sanığın durumu adli tatil içerisinde tebligat yapılması nedeniyle, aynı madde uyarınca adli tatil içinde süreler işlemeyeceğinden adli tatil bitiminde 7 günlük temyiz süresinin işlemeye başlayacağı, son günün tatil günü olan Pazar gününe rastlaması nedeniyle bir sonraki gün olan 8 Eylül gününe sürenin uzatılması gerektiği ve bu nedenle sanık tarafından 08/09/2014 tarihinde yapılan temyiz talebinin süresinde bulunduğu değerlendirilmektedir.
Sonuç ve istem: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İtirazımızın KABULÜNE,
2-Dairenizin ... gün ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın itirazen incelenerek,
a) Sanık hakkındaki birden çok kişi ile birlikte tehdit suçundan verilen hükmün, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASI,
b) Sanık hakkındaki kasten yaralama suçundan verilen hükmün ise; Ak Parti eski ilçe başkanı olduğu belirtilen mağdurun suç tarihinde siyasi parti ilçe başkanlığı görevini yürütüp yürütmediği, seçimlere itiraz yetkisinin olup olmadığı, varsa, itiraz edip etmediği, mağdura karşı bu eylemin itiraz dilekçesi verdikten sonra mı, önce mi yöneltildiği araştırılıp, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği hususu da dikkate alınarak, cebir suçunun oluşup oluşmadığının şüpheye yer kalmayacak şekilde araştırılıp, sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespiti gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle yasaya aykırı hükmün BOZULMASI,
4-İtirazımızın yerinde görülmemesi durumunda dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi itirazen arz ve talep olunur." isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, tehdit ve yaralama suçlarından sanık ... hakkında verilen, temyiz talebinin süre yönünden reddine dair, Dairemizin 25.02.2016 tarihli kararına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen ... gün ve ... karar sayılı temyiz talebinin süre yönünden reddine dair kararının KALDIRILMASINA,
... Asliye Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... karar sayılı, sanık ..."ın yokluğunda verilerek 29/08/2014 tarihinde adli tatil içinde tebliğ edilen kararın, 08/09/2014 tarihinde ve kanuni süresi içinde temyiz edilmiş olması karşısında, hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptaline karar verilmiş, ayrıca aynı bentte yer alan “seçme ve seçilme” ehliyetleri ile ilgili olarak da, hükümlünün, hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakılması uygulamasını engelleyici nitelikte iptal kararları verilmiş olması ve doğan boşluk nedeniyle bu hususta yeni bir yasal düzenleme yapılması ihtiyacının ortaya çıkması karşısında, yerel mahkeme hükmünde bu hak ve ehliyetlerden yoksun bırakmaya ilişkin uygulamanın dayanaksız kalması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası itiraz yazısına uygun olarak, hükümde, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımdan “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibareleri çıkartılarak hükümlerin DÜZELTİLMESİ ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Eski ilçe başkanı olduğu belirtilen mağdurun suç tarihinde siyasi parti ilçe başkanlığı görevini yürütüp yürütmediği ile seçimlere itiraz yetkisinin olup olmadığı ve bu yetkisi varsa itiraz edip etmediği belirlenerek, mağdura karşı bu eylemin itirazdan önce mi, yoksa sonra mı gerçekleştiği araştırılıp, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği hususu da dikkate alınıp, cebir suçunun oluşup oluşmadığı şüpheye yer kalmayacak şekilde belirlenerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık ..."ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.