11. Hukuk Dairesi 2018/1148 E. , 2019/5778 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi"nce verilen 14/12/2015 gün ve 2014/511 - 2015/294 sayılı kararı bozan Daire"nin 31/10/2017 gün ve 2016/3591 - 2017/5928 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkilinin "go ekstra" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2002/21178 sayılı "GO-LOGİSTİCS Global Operations Local Solutions" markasını mesnet göstererek itiraz ettiğini, itirazın kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara itiraz ettiğini, itirazın 2014-M-11659 sayılı YİDK kararıyla reddedildiğini, müvekkilin çok sayıda “GO” ibareli markası bulunduğunu, bu markalar nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, markalar arasında karıştırılma olasılığı olmadığını, red gerekçesi markanın müvekkili markasına benzer olmadığını, tüketici kitlesinin farklı olduğunu, TPMK’nin müvekkil markalarını dikkate almadığını belirterek dava konusu YİDK kararının itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 2012/83843 sayılı "GO EKSTRA" ibareli başvurusu ile davalı şirketin "GO-LOGİSTİCS Global Operations Local Solutions GO +Şekil" ibareli tescilli markası arasında 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuru markası ile davacının önceden tescilli 2012/07173 sayılı "GO" ibareli markasının davacı yönünden kazanılmış hak oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik kararlarında (11. Hukuk Dairesi 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E. - 2008/10251 K.) belirtildiği üzere, benzer mükerrer markaların varlığı halinde taraflardan birisinin önceki tarihli tescilli markasının serisi niteliğinde yeni bir marka tescil başvurusunda bulunması halinde, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hak iddia edilen tescilli marka ile dava konusu markadaki ibarelerde asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın belli bir süre çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletmesel bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş olması ve yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması gerekmektedir.
Yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut uyuşmazlık bakımından 2012/07173 sayılı markaya dayalı kazanılmış hak iddiası değerlendirildiğinde, dava konusu 2012/83843 sayılı marka başvurusunun 04.10.2012 tarihinde yapıldığı, 2012/07173 sayılı markanın ise 23.10.2012 tarihinde başvurusunun yapıldığı ve 26.11.2013 tarihinde tescil edildiği anlaşıldığından kazanılmış hakka dayanak markanın uzun süre tescilli ve çekişmesiz kullanımı şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece verilen red kararının yerinde olması nedeniyle kararın onanması gerektiğinden davalılar vekillerinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2016/3591 E. - 2017/5928 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçe ile onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin Dairemizin 31.10.2017 tarih, 2016/3591 E. -2017/5928 K. sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan bozma kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, peşin harcın onama harcından mahsubuyla 15,20 TL"nin davacıdan alınmasına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.