19. Hukuk Dairesi 2017/3819 E. , 2019/3069 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl menfi tespit, birleşen itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonucunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen dava hakkında konusu kalmadığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükümlerin davacılar-birleşen dosya davalıları vekilince duruşmalı, davalı-birleşen dosya davacısı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar-birleşen dosya davalıları vekili Av. ... ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Asıl davada davacılar vekili, davacılardan...…Ltd. Şti.’nin müşteri sıfatıyla, diğer davalı gerçek kişilerin ise müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullanıldığını, yine anılan bu sözleşme için davacılardan ...’nun ipotek verdiğini, kullanılan kredilerin ödendiğini ve ancak davacıların bilgisi dışında banka tarafından kredi kullandırılmış gibi yapıldığını, kullandırılan bu kredilerden davacıların bilgisi olmadığını iddia ederek, bilgileri dışında kullandırılan krediler nedeniyle başlatılan ... 21. İcra Müdürlüğü’nün 2012/5508 esas ve ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1612 esas sayılı takip dosyalarından dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, ödeme yapılması halinde davaya istirdat davası olarak devam edilmesine ve haksız olarak ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan kredinin geri ödenmediğini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalıların itiraz ettiğini iddia ederek 145.788,94 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddi ile kötü niyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamının incelenmesinden kredi sözleşmesi gereğince davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan kişilerce verilen usulsüz talimatlar gereğince kullandırılan kredilerden davacıların sorumluluğunun bulunmadığı, takip konusu 108.796,00 TL yönünden davacıların borçlu olmadıkları halde ... 10. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1612 esas sayılı takip dosyasından 190.810,18 TL ödeme yapıldığı, bu tutardan yukarıda sözü edilen 108.796,00 TL’lik kısım yönünden borçlu olmadıkları halde ödeme yapılmış olması nedeniyle menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü, ödeme tarihinin 24.09.2012 tarihi olduğu, davalının davacılar hakkında başlattığı takip haksız ise de kötü niyetli olmadığı, birleşen davanın ise yapılan ödeme nedeniyle konusunun kalmadığı ve ancak dava açıldığında davalıların haklı olduğu, bu sebeple dava reddedilmiş gibi yargılama giderlerine hükmolunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, birleşen davanın konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosya davacısı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
(2)Asıl davada davacılar, davacı-kredi müşterisi ...…Ltd. Şti.’nin hesabından 108.796,00 TL faksla talep edilmiş yedi kalem para çıkışı bankacılık işleminin olduğunu, ancak hesaptan para çıkışına ilişkin bu talimatların davacı – kredi müşterisi şirket tarafından verilmediğini, davalı bankanın faks talimatları uyarınca yaptığı işlemlerin usulsüz olduğunu, bu işlemlerden doğduğu iddia edilen banka alacağı için başlatılan takiplerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. Davacıların asıl davadaki talepleri, davacı-kredi müşterisi şirketin hesabından yapılan usulsüz para çıkışı işlemlerine dayanmaktadır. Birleşen davadaki talep ise, banka alacağı dolayısıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece yargılama aşamasında alınan 31.08.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edilmiş ise de, anılan bu rapor eksik olup, hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira raporda asıl davada menfi tespit davasının konusu olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip ve birleşen itirazın iptali davasına konu takip dolayısıyla davacılardan gerçek borçları dışında fazla talepte bulunulup bulunulmadığı miktar olarak net bir şekilde belirlenmeden, fazla talep edilen miktar (usulsüz yapılan hesaptan çıkış işlemlerinden dolayı) yönünden kredi borcu takip alacağının oluşum biçimine göre yapılan ödemeler gözden kaçırılarak, yalnızca usulsüz yapılan hesaptan çıkış işlemlerinin miktarı belirlenmiştir. Bu rapora göre belirlenen miktar üzerinden eksik inceleme ile asıl davada ve birleşen davada karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, banka kayıtları ve dosya üzerinde 31.08.2013 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişiye veya konusunda uzman başka bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak asıl davada davacı-kredi müşterisi şirketin hesaplarındaki usulsüz çıkış işlemleri dolayısıyla sorumlu olmadığı ve ancak ödemek zorunda kalınan miktarı fer’ileri ile birlikte belirlemek, asıl davada buna göre, birleşen davada ise davalı bankanın, davacı-kredi müşterisi şirketin hesabından usulsüz para çıkışı işlemleri dışında itirazın iptali davasına dayanak takip kapsamında talep edebileceği başkaca bir alacağının olup olmadığını belirlemek ve birleşen davada buna göre karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalı-birleşen dosya davacısı bankanın sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada verilen hükümlerin taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar-birleşen dosya davalılarının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına Yargıtay duruşma tarihi de dikkate alınarak taktiren 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin birinden alınarak yek diğerine verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar-birleşen dosya davalıları ile davalı-birleşen dosya davacısına iadesine, 09/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.