19. Hukuk Dairesi 2018/2655 E. , 2019/3068 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic. Mah. Sıf.)
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davaların kabulüne yönelik olarak verilen hükümlerin asıl ve birleşen dosya davalısı vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen dosya davacısı vekili Av. ...ile asıl ve birleşen dosya davalısı vekili Av. ... gelmiş olduğundan duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl dosyada davacı vekili, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, ancak davalı tarafça bu alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/1719 esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl dosyadan 16.10.2012 tarihinde 19.840,18 TL üzerinden davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 07.05.2015 gün, 2014/9545 E.-2015/6803 K. sayılı ilamı ile hükmün gerekçesiz olması nedeniyle bozulmasına, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Birleşen dosyada davacı vekili, davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, ancak davalı tarafça bu alacağın ödenmediğini, alacağın tahsili için ... İcra Müdürlüğü’nün 2010/1720 esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece birleşen dosyadan 26.09.2012 tarihinde 19.840,18 TL üzerinden davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 10.10.2013 gün, 2012/18130 E.-2013/15770 K. sayılı ilamı ile hükmün davacı yararına bozulmasına, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, bozma ilamına uyulmuş, bozmadan sonra dosya ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/283 esasını almış olup, mahkemesince asıl dosya ile birleştirme kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamlarına uyularak yapılan yargılama neticesinde, her iki dava dosyasının birleştirilmesinden sonra talimat aracılığı ile aldırılan 05.12.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, anılan bu raporda davacı alacağının usulüne uygun bir şekilde belirlendiği, belirlenen bu miktarların davacının takip taleplerinde talep ettiği meblağlar olduğu, ancak takip konusu alacakların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, asıl ve birleşen davalarda davacının icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen davalar, cari hesap alacaklarına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takiplerine vaki itirazın iptali davalarıdır. Asıl ve birleşen dosyalarda yapılan tahkikatta cari hesap alacaklarının önemli bir kısmının kur farkı alacağına dayalı faturalardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defter kayıtlarına göre cari hesap belirlenmemiş, cari hesap alacağının önemli bir kısmını oluşturan kur farkı hesabı yapılmıştır. Ancak davalılar tarafından yapılan ödemenin bir kısmının dolar olarak banka üzerinden yapıldığı, diğer ödemelerin ise çeklerle yapıldığı anlaşılmıştır. Dolar olarak banka üzerinden yapılan ödemeler için kur farkı istenemeyeceği gibi, çek bir ödeme aracı olup verildiği gün ödeme olarak kabul edildiğinden, çeklerle yapılan ödemeler için de tahsil tarihi gözetilerek kur farkı talep edilemez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda çeklerle yapılan ödemeler için de tahsil tarihi gözetilerek eksik ödeme kabul edilip kur farkı alacağı hesaplandığı görülmüştür. Öte yandan davalı tarafça birleşen davacı şirketlerin icazeti olmadan, bir şirketin alacağının diğer şirkete borç olarak kaydedilmesi kabul edilemez. Mahkemece yapılması gereken iş, oluşturulacak bilirkişi kuruluna taraf ticari defterleri ve tüm dosya üzerinde inceleme yaptırılarak, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde asıl ve birleşen davalarda davacının davalı taraftan cari hesaptan kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı saptanıp, varsa bulunan Türk Lirası (TL) alacak bağlamında, birleşen davaya yönelik olarak Dairemizce 10.10.2013 gün, 2012/18130 E.-2013/15770 K. sayılı ilamı ile verilen bozma kararı ile davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek sonucuna göre asıl ve birleşen davalarda bir hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, asıl ve birleşen dosyalar davalısı vekilinin sair, asıl ve birleşen dosyalar davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan asıl ve birleşen dosyalar davalısı ...İnş. Plas. …Ltd. Şti. yararına Yargıtay duruşma tarihi de gözetilerek takdiren 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosyalar davacısı...Dış Tic. A.Ş.’nden alınarak asıl ve birleşen dosyalar davalısı ...İnş. Plas. …Ltd. Şti.’ne verilmesine, peşin harçların istek halinde temyiz eden asıl-birleşen dosya davalısı ve asıl-birleşen dosya davacısına iadesine, 09/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.