11. Hukuk Dairesi 2018/4176 E. , 2019/5766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2017 tarih ve 2017/10 E- 2017/336 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 31/05/2018 tarih ve 2017/1736 E- 2018/653 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "SÜTAŞ KAYMAKLIM" ibareli 29, 30 ve 32.sınıftaki ürünleri içeren 2000/5745 sayılı, "KAYMAKLIM" ibareli 29, 30 ve 32.sınıftaki ürünleri içeren 2003/2605 sayılı ve "KAYMAKLIM" ibareli 35.sınıftaki hizmetleri içeren 2012/42512 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin "kaymaklım" ibareli tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturacak ayrıca tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak şekilde 29. ve 35/6. (29.Sınıf ürünler) sınıf mal ve hizmetleri içeren 2015/19246 sayılı "UĞURAY KAYMAKLIM" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine müvekkilinin iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet vakıasına dayalı olarak yaptığı itirazın önce Markalar Dairesi ve nihaî olarak YİDK tarafından haksız şekilde reddedildiğini ileri sürerek, TPMK YİDK"nın 10.11.2016 tarih ve 2016/M-11218 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
İlk derece mahkemesince iddia, savunna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru konusu işaret ile redde mesnet markadaki esas ve ayırtedici unsurun KAYMAKLIM ibaresi olduğu, diğer unsurların farklılık yaratmadığı, markalar arasında anlamsal, görsel ve sescil benzerlik bulunduğu, başvurunun anılan markaların bir başka versiyonu olarak algılanacağı, başvuru kapsamında yer alan ürünlerin, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında bulunan ürünlerle aynı ya da benzer olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK YİDK"nın 10.11.2016 tarih ve 2016/M-11218 sayılı kararının iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerek başvuru konusu gerekse de itiraza mesnet markaların asli unsurlarının "KAYMAKLIM" kelimesinden oluştuğu, başvuruda yer alan şekil unsuru ile "UĞURAY" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan mahkemece bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 24/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.