15. Ceza Dairesi 2020/621 E. , 2020/2094 K.
"İçtihat Metni"
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 ve 62/1, 52/2 maddeleri uyarınca 2 kez 10 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2011/568 esas, 2012/725 sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/12/2019 gün ve 94660652-105-07-11987-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2019 gün ve 2019/128335 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanık hakkında mahkumiyetine ilişkin ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2011/568 esas, 2012/725 sayılı kararına yönelik evvelce kanun yararına bozma yoluna başvurulması sonucunda, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 06/02/2017 tarihli ve .... karar sayılı ilamı ile, anılan kararın bozulmasına, "her bir hüküm fıkrasında yer alan adli para cezalarına ilişkin sırasıyla 120 gün, 10 gün ve 2.000,00 TL terimlerinin çıkarılarak yerine sırasıyla 5 gün, 4 gün ve 80 TL ibarelerinin eklenmesi ile hüküm fıkralarından TCK"nın 58. maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkarılmasına.." şeklinde karar verildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ...’ün benzer eylemlerine ilişkin olarak başkaca dava dosyalarından yapılan yargılamalar sonucunda güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin verilen kararların bozulmasına ilişkin olarak Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 01/11/2017 tarihli ve ....karar ile ... karar sayılı ilamlarında yer alan, "Sanığın, kendisinin de eski bir SGK çalışanı olduğunu ve emeklilik konusunda bilgisi bulunduğunu, katılan ..."ın eşi ... ile diğer katılan ..."in SGK"dan emekli olması çin gerekli işlemleri yaptıracağını ve emekli maaşı bağlatacağını belirterek, katılan ..."dan ... TL, katılan ..."ten ise ... TL aldığı ve emeklilikle ilgili hiç bir işlem yapmadığı gibi aldığı paraları da iade etmediği şeklindeki olayda; ... UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında benzer şekilde, emeklilik işlemlerini halledeceğini söyleyerek farklı kişilerden para alıp, işlemleri halletmediği ve paraları da iade etmediği iddiasıyla açılan ve hakkında mahkumiyet hükümleri verilen bir çok davanın bulunduğu, sanığın para aldığı hiçbir mağdurun emeklilik işlemleriyle ilgili bir girişiminin olmadığı ve çeşitli bahanelerle aldığı paraları iade etmekten kaçındığı anlaşılmakla; sanığın, benzer yöntemler kullanmak suretiyle baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğinin kabulü ile eylemlerinin 6763 sayılı Kanun"un 31. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaşma kapsamındaki 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın müştekiler ... ve ..."ın, Bağkur ve emeklilik işlemlerini çözeceği vaadiyle ve Sosyal Güvenlik Kurumu"na yatırma bahanesi ile müştkilerden ayrı ayrı aldığı 8.680,00 Türk lirası ve 12.000,00 Türk lirasını prim borcu olarak anılan Kuruma yatırmadığı gibi, yerine getirmeyi taahhüt ettiği işlemleri yerine getirmeyip kendisine mal ettiği somut olayda, sanığın eyleminin anılan Yargıtay ilamlarında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun’un 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında emeklilik işlemlerini halledeceğini söyleyerek farklı kişilerden para aldığı halde bunları iade etmediği gibi hiçbir işlem yapmadığı iddiasıyla açılıp da mahkûmiyet hükmü verilen birçok davanın bulunduğu, bu şekilde sanığın benzer yöntemler kullanmak suretiyle baştan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla, eyleminin TCK"nın 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2012 tarihli ve 2011/568 esas, 2012/725 sayılı hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre, ceza miktarında değişiklik söz konusu olacağı dikkate alınarak, verilecek cezada kişiselleştirilme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden ve uzlaştırma yoluna gidileceğinden CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 17/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.