Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2010/9590
Karar No: 2012/19748

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/9590 Esas 2012/19748 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2010/9590 E.  ,  2012/19748 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

    DAVA :Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
    Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    A) Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait eczane işyerinde 13.03.1997 tarihinden itibaren eczane çalışanı olarak asgari ücretle işe başladığını, işverence keyfi olarak çıkartıldığı 30.04.2007 tarihine değin kesintisiz çalıştığını, davacının sigorta girişinin yapılmasının ertelendiğini, haftanın 6 günü 08:30-19:00 arası çalıştığını, 56 günde 1 gelen nöbet düzeni nedeni ile 08:30-24:00 arası çalıştığını, davalı işverenin davacının işine hiçbir gerekçe göstermeden, keyfi olarak son verdiğini, hiçbir gerekçe gösterilmediğini, ihbarda bulunulmadığını ve savunmasının alınmadığını, 30.04.2007 tarihinde işverenin davacıyı yanına çağırdığını, çalıştırdığı üç elemanın işyeri için fazla olduğunu, ancak bir süre sonra işleri düzelince tekrar kendisini işe çağıracağını, 10 yıldır anne kız gibi olduklarını söyleyerek davacıya üzerinde kıdem, ihbar ve diğer kalemlerin tamamını aldığını gösterir bir kağıt uzatarak imza atmasını istediğini, davacının ise “ancak on yıllık emeğinin karşılığını ödemeleri halinde imza atacağını söylediğini”, davalı işverenin “o zaman yarın gel, kıdemini al ve kağıdı imzala” diyerek davacıyı yolladığını, davacının ertesi gün işyerine geldiğini, davacıyı muhasebecinin karşıladığını ve elindeki kağıdı imzalaması için işverenle beraber baskı yaptığını, kağıdı imzalamadan oradan çıkamayacağını söyleyerek davacıyı korkuttuklarını, davalı işverenin davacıya tek bir kuruş dahi vermeden üzerinde kıdem, ihbar ve diğer alacaklarını aldığını gösterir kağıdı imzalatmayı başardığını, davacının ağlayarak kocasının işyerine gittiğini ve mesai bitiminde evine giderek işverene yalvardıklarını, davalının ise birkaç güne kadar davacının parasını ödeyeceğine dair söz verdiğini ve tekrar işe başlatabileceğini bile taahhüt ettiğini, işverence ödeme yapılmaması üzerine davacının 14.05.2007 tarihli dilekçe ile Çalışma Bölge Müdürlüğü"ne müracaat ettiğini, davalı işverenin kocasının davacının yaptığı şikayeti öğrenir öğrenmez davacının kız kardeşini arayarak davacı ve ailesini mahvedeceğini söyleyerek tehditler savurduğunu, korkan davacının müfettiş raporuna rağmen bu güne değin dava açmaya cesaret edemediğini, davacının yıllık izinlerinin de tam olarak kullandırılmadığını, net ücretinin 600,00 TL olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    B) Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, zamanaşımı savunmasında bulunarak, davacının iş akdinin firmayı maddi manevi zarara uğrattığı için haklı nedenle sonlandırıldığını, davacının müvekkili ile SGK Emekli Sandığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde uyması gereken kurallara uymadığı ve göstermesi gereken asgari özeni göstermediği için dava dışı kurum tarafından müvekkili hakkında soruşturma açılmasına ve sonuçta müvekkilinin sözleşmesinin 3 yıl süreyle feshedilmesine, bu şekilde 3 yıllık gelirden mahrum kalmasına, ayrıca yine davacının kusurundan kaynaklanan dava dışı kurum zararı olan 25.128,49 TL ödemesine neden olduğunu ve sonuçta davalının ticari itibarını çok olumsuz derecede zedelediğini, davacının özel bir ilaç firmasında çalışan reprezant tarafından getirilen sahte reçeteleri kabul edip, söz konusu ilaçları teslim ettiğini, ayrıca üzerine vazife olmamasına rağmen tanıdığı kişilerin ilaçlarını yazdırması için bu kişilerin sağlık karnelerini anılan şahsa verdiğini ve anılan kişi tarafından sahte şekilde doldurulan reçetelerin yine davalıya ait eczaneye verilerek faturalarının dava dışı SGK Emekli Sandığına gönderildiğini, kurumca açılan soruşturma sonucunda cezalar kesilip, müvekkilinin sözleşmesinin 3 yıl süre ile feshedildiğini, davacının ilgili makamlara verdiği dilekçeler ile bu durumu ikrar ettiğini, işten çıkartıldığı gün ise davalı ile yaptığı görüşmede de ... tarafından getirilen reçetelerdeki usulsüzlüğü fark ettiğini ancak kendisini tanıdığı ve güvendiği için davalıya söylemediğini ifade ettiğini, bu şekilde iş akdinin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının aylık maaşının asgari ücret olduğunu ve maaş bordrolarının kendisince imzalandığını, davacının yıllık izinlerinin tamamını kullandığını, davacının fazla mesai iddiasının da gerçeğe aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, davacının hizmet akdinin davalı tarafça haksız olarak sona erdirildiğinin dosyada toplanılan deliller içeriğinden anlaşıldığı, ibranamenin savunmayla çelişkili olduğundan geçerli bir ibra belgesi olarak kabul edilmediği, davacı tarafça işyerinde fazla mesai yapıldığı hususunun ispat edildiği, davalı tarafça bu çalışmalara ait ücretlerin ödendiği hususunun yasal delillerle kanıtlanamadığı, davacının kullanmadığı yıllık izninin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    D) Temyiz:
    Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
    E) Gerekçe:
    Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur.
    Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
    Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur.
    Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).
    Somut olayda; davacının iş akdinin işverence haklı nedenle feshedildiği savunulmuş, kamu davasına konu olaylar iddia edilmiş, hatta esasa dayanak somut iddia hakkında yalan yere yemin etme suçundan kamu davası açılmış olup, mahkemece iddia ve savunma değerlendirilmeden soyut bir gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
    Yukarıda açıklanan Anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında kararın gerekçesiz oluşu bozma sebebidir.
    Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları net bir şekilde ortaya konulup, hangisinin hangi sebeple, hangi deliller nedeniyle üstün tutulduğunun karar gerekçesinde açıklanarak sonuca gidilmesi gerekirken gerekçesiz bir şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    F) Sonuç:
    Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair tüm itirazların bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi