4. Ceza Dairesi 2014/4818 E. , 2016/9278 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, yaralamaya teşebbüs
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanığa yükletilen yaralamaya teşebbüs ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören yaralama suçlarında TCKnın 58/3. maddesi uyarınca, hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezaları nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair kısımların karardan çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanığın 19.03.2010 ve 20.03.2010 tarihli hakaret eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın 19.03.2010 günü katılan ...’ya, 20.03.2010 günü ise, tek eylemle hem katılan ...’ya hem de katılan ...’a hakaret ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın katılan ...’ya yönelik hakaret eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda
birden fazla işlendiği ve temel ceza tayin edildikten sonra, öncelikle eylemin birden çok katılana karşı gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nevi’den fikri içtima kuralı gereğince TCK’nın 43/2. maddesi aracılığıyla 43/1. maddesi ile artırım yapılması, ardından da bulunan artırılmış ceza miktarı üzerinden zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak sonuç cezanın saptanması gerektiği gözetilmeden, sanığın iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Mükerrir olan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören suçta TCKnın 58/3. maddesi uyarınca, hapis cezasına hükmolunduktan sonra bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeyerek aynı Kanunun 50/2. maddesine aykırı davranılması,
c) 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ancak hapis cezalarında uygulanabileceği gözetilmeden, hükmolunan adli para cezaları nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması,
d) Kabule göre de;
Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.