15. Ceza Dairesi 2019/14898 E. , 2020/2061 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK’nın 342/1, 59/2 maddeleri gereğince mahkumiyetine,
Nitelikli dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-k, 62/1, 52/2, 53, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine
Nitelikli dolandırıcılık ve memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık hakkında bu hükümden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.05.2010 tarihi ile deneme süresi içinde 02.04.2013 tarihinde işlemiş olduğu yeni suç arasında duran zamanaşımı süresi de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ile temyiz dışı sanıkların suç tarihinde birlikte hareket ederek, ...plakalı...marka otomobilin ruhsatını ve 01/04/2004 tarihli kaza raporunu sahte olarak tanzim ettikleri, yine bu amaçla Edirne Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilmiş gibi 06/07/2004 tarih, 2004/263 Değişik İş no’lu zarar tespit ve keşif tutanağı kararı ile bilirkişi raporunu sahte olarak tanzim ederek, bu evraklarla sigorta bedelini almak için katılan şirkete müracaat ettikleri, bu şekilde sanığın üzerine atılı sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
1) Sanık hakkında memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Suça konu belgeler arasında bulunan Edirne Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 06/07/2004 tarih, 2004/263 Değişik İş no’lu zarar tespit ve keşif tutanağının “kanunen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli“ belgelerden olduğu ve bu halde sanığın eyleminin 765 sayılı TCK"nın 342/2 ve 5237 sayılı TCK"nın 204/1-3. maddelerine uyan sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek ve lehe aleyhe değerlendirilmesinde 765 sayılı TCK"nın 342/1. maddesinin, 5237 sayılı TCK"nın 204/1. maddesine göre sanığın daha lehine olduğu kanaatiyle, 765 sayılı TCK"nın 342/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Katılan beyanı, sanık savunması, tanıklar beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; sanığın üzerine atılı eylemin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-) Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunda 04.10.2004 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar zamanaşımı süresi yönünden sanığın lehine olan 765 sayılı TCK"nın 504/2, 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık kesintili zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 20.05.2010 tarihi ile ikinci suçun işlendiği tarih olan 02.04.2013 tarihine kadar duran 2 yıl 10 ay 12 günlük zamanaşımı süresi de eklenerek dikkate alındığında gerçekleştiği, bu nedenle sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK"nın 504/2, 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.