Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2017/34446
Karar No: 2020/2054

Nitelikli dolandırıcılık - resmi belgede sahtecilik - görevi ihmal - görevi kötüye kullanma - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2017/34446 Esas 2020/2054 Karar Sayılı İlamı

15. Ceza Dairesi         2017/34446 E.  ,  2020/2054 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi ihmal, görevi kötüye kullanma
    HÜKÜM :1- Sanık ... hakkında ...’e yönelik; görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından ayrı ayrı beraat,
    2- Sanık ... hakkında katılanlara yönelik; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraat,
    3- Sanık ... hakkında katılanlara yönelik; resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 204/1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı mahkumiyet (4 kez)

    Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ...‘ın beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından, sanık ...’nın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılanlar vekili ile sanık müdafii tarafından, sanık ...’ın görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraatine ilişkin hükümler ise katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
    Katılanlar ..., ..., ... ve ...’ın ... Turizm Taş. Tic. Ldt. Şti. yetkilisi olan sanık ..."ın şirketinde otobüs sürücüsü olarak çalıştıkları, işe başlarken kendilerinden alınan boş imzalı kağıtların, işten ayrılmaları sonrasında her bir katılan yönünden ayrı ayrı bono haline getirildiği, söz konusu senetlerin sanık ... tarafından veya sanık tarafından yönlendirilen kişiler vasıtasıyla en son sanık ... tarafından, sanık ...’in vekili olan birleşen dosya sanığı ..."a verildiği, alacaklısı ... olarak düzenlenen senetlere ilişkin katılanlar aleyhine icra takibi başlatıldığı ve bu şekilde sanıklar ... ile ...’nın üzerlerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarını araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu, sanık ... hakkında ise, suça konu senetlerde son ciranta olan ...’e yönelik olarak, senetleri tahsil amacıyla icraya koyduğu ve müvekkili hakkında yakalama emri çıkarılmasına sebebiyet verdiği, bu şekilde avukat olan sanığın üzerine atılı görevi kötüye kullanma ile görevi ihmal suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
    1- Sanık ... hakkında, ..."e yönelik görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından beraatine ilişkin hükümlere yönelik, katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
    Katılanlar ..., ..., ... ve ..."ın sanık ..."ın ..."e yönelik görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan doğruya zarar görmedikleri, kamu davasına katılmalarına dair verilen kararın ise sanık ... hakkındaki kamu davasının 2012/743 Esas sayıda kayıtlı iken 16/05/2013 tarihinde verilen birleştirme kararından evvel bu dosyada 30/06/2011 tarihli oturumda verildiği, bu sanık hakkındaki kamu davasının birleştirilmesinden sonra katılma hususunda bir ara kararının mevcut olmadığı anlaşılmakla, görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçları yönünden katılanlar vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
    2- Sanık ... hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraate ilişkin hükümlere yönelik katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Katılanların beyanları, sanık savunması, tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, somut delil elde edilemediği ve sanığa yüklenen suçların subüt bulmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanlar vekilinin, sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluştuğuna, mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    3- Sanık ... hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin hükümlere yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekili ile sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/04/2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK"nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçunun hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olduğu cihetle, sanığın fiillerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme tek suç oluşturduğu gözetilmeden, eylem uyarınca suç oluştuğunun kabulü ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında dört kez mahkumiyetine hükmedilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2020 tarihinde 1 nolu ret yönünden oyçokluğu ile diğer yönlerden oybirliği ile karar verildi.
    KARŞI OY
    Ceza Genel Kurulunun 14/02/2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere;
    5271 sayılı CMK"nın 237/. maddesinde; "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler" hükmü ile kamu davasına katılmak hak ve yetkisi bulunanlar üç grip halinde belirtilmiştir.
    Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların Kanunun kendilerine tanıdığı hak ve yetkileri haiz olarak davada yer almasına öğreti ve uygulamada "davaya katılma" veya "müdahale" denilmekte, davaya katılma talebinin kabul edilmesi halinde ise davaya katılma isteminde bulunan kişi "katılan" ya da "müdahil" sıfatını almaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda, kamu davasına katılma konusunda suç bakımından bir sınırlama getirilmemiş, ilke olarak şartların varlığı halinde tüm suçlar yönünden kamu davasına katılma kabul edilmiştir.
    Kamu davasına katılma için aranan "suçtan zarar görme" kavramı kanunda açıkça tanımlanmamış, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Nitekim bu husus, Ceza Genel Kurulunun 08/11/2016 gün 830-412, 03/05/2011 gün ve 155-80, 04/07/2006 gün ve 127-180, 22/10/2002 gün ve 234-366 ile 11/04/2000 gün ve 65-69 sayılı kararlarında; "dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez" şeklinde açıkça ifade edilmiştir.
    Somut olayımızda ise;
    Katılanlar ..., ..., ... ve ..."ın borçlusu olarak gösterilen sahte bonolarda, alacaklısı ... olarak yazılmak suretiyle icra takibi başlatan, bu şekilde katılanlardan tahsil yoluna başvuran sanığın, eylemi ile katılanların doğrudan zarar görmesine sebebiyet verdiği iddia olunan somut olayda; katılanların anılan fiille doğrudan zarara uğradıkları konusunda hiçbir şüphe bulunmayıp, bu nedenle sanık avukat ... hakkında açılan kamu davasını temyize haklarının bulunduğu halde, soyut olarak suçun "görevi ihmal ve görevi kötüye kullanmak" şeklinde nitelendirilmesinden hareketle gerçek kişilerin görevi suçuna katılamayacaklarına ve hükmü temyiz edemeyeceklerine dair sayın çoğunluğun kararı CMK"nın 237 vd maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun yukarıda anılan kararı ve 5. Ceza Dairesinin benzer davalardaki 2018/3018 Esas-2019/11717 sayılı ve 2016/874 Esas 2019/3535 sayılı içtihatlarına da aykırılık teşkil etmektedir.
    Açıklandığım nedenlerle katılanların temyiz taleplerinin kabulü ile sanık ... hakkındaki beraat hükümlerinin esastan incelenmesi yerine, yerinde olmayan gerekçe ile temyiz isteminin reddine dair sayın çoğunluğun (1) nolu görüşüne katılmamaktayım.









    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi