Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/8066
Karar No: 2019/2805
Karar Tarihi: 01.04.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/8066 Esas 2019/2805 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/8066 E.  ,  2019/2805 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki istirdat davasına dönüşen menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla hakkında tutanak düzenlendiğini ve tutanağa istinaden tahakkuk yapıldığını, abone olunan meskende tek başına yaşadığını, sayacın iç mekanizmasına müdahale etmesinin mümkün olmadığını, tüketiminin normal olduğunu, talep edilen borç miktarının hangi esaslara göre tespit edildiğinin belli olmadığını ileri sürerek, tahakkuk ettirilen 8.300,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı; davacının süresinde itirazda bulunmadığını, davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve mevzuat hükümleri uyarınca tahakkuk yapıldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalı kuruma ödenen 8.630,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükmün süresi içerisinde davalı tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 23.05.2016 gün, 2015/10898 Esas, 2016/7965 Karar sayılı ilamı ile" hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, bu nedenle dosyanın önceki bilirkişi dışında uzman bilirkişiye verilerek, kaçak tüketim tahakkuk tutanağı da celbedilerek, takibe konu toplam bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı EPDK kararı hükümlerine göre ve denetime elverişli olarak hesaplanması için rapor alınması gerektiği " gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
    Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; mahkemece, bozmadan sonra alınan bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile; 8.906,61 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

    “Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtay"ın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın,önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir.” (Prof.Dr.Baki Kuru,Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737)
    Somut uyuşmazlıkta; mahkemece ilk kararda davacının davalıya ödediği 8.630,00 TL "nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm tesis edilmiş anılan bu karar sadece davalı tarafından temyiz edilmiş ve yukarıda anılan nedenler ile bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan ve bozma gerekleri yerine getirildikten sonra bu defa davalı tarafından davacıya 8.906,61 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Oysa, önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış hak oluşturmuştur.
    Bu itibarla; mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi