Abaküs Yazılım
7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/2952
Karar No: 2015/2628
Karar Tarihi: 25.02.2015

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2015/2952 Esas 2015/2628 Karar Sayılı İlamı

7. Hukuk Dairesi         2015/2952 E.  ,  2015/2628 K.

    "İçtihat Metni"

    İş Mahkemesi
    Dava Türü : Alacak

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    Davacı, davalı şirket bünyesinde 25/01/2010-09/08/2012 tarihleri arasında sarım operatörü unvanı ile görev yaptığını, görev yaptığı makinenin ABS bobini ürettiğini, uzun bir hat üzerinde imalata yönelik birden fazla makine bulunduğunu, görevli olduğu hattaki makinelerin durumunu kontrol ettiğini ve sorun olup olmadığını formlara not düştüğünü, tanzim edilen formların bir kısmının her saat başı doldurulduğunu, Ağustos ayı başında saatlik formu önceden doldurduğundan bahisle savunmasının istendiğini, savunmasında görevli olduğu hattın çok büyük olduğunu, bir kişinin buna yetişmesinin mümkün olmadığını belirterek hata yapılmış olabileceğini dile getirdiğini, davalı işveren tarafından işin niteliği değerlendirilmeksizin iş akdinin sonlandırıldığını, herhangi bir uyarı yapılmadan doğrudan iş akdinin feshedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini istemiştir.
    Davalı, davacının sarım operatörü olarak görev yaptığını, sarım operatörlerinin saat sonlarında toplam üretim rakamlarını ellerinde her bant için ayrı ayrı bulunan MPI yani verimsizlik formlarına işlemek zorunda olduğunu, bu formlara göre yıldız sistemi vasıtası ile çalışanların ek kazançlar ve ödüller elde ettiği gibi üretim rakamlarının da bu formlardan kontrol edildiğinden çalışanın performansı dışında üretim sayısı, kontrolü, planlaması ve üretilen ürünlerin sevkiyatında yanlışlara sebebiyet verdiğini, işvereni çalışanın performansı konusunda yanılttığı gibi üretimde rakam tutmaması gibi sorunlara sebebiyet verdiğini, davacının çalıştığı ... hattında gezen hat sorumlusunun MPI formlarını daha üretim yapılmadan doldurulduğunu fark ederek savunmasının istendiğini, davacının verdiği savunmasında hatta çok yoğun çalışmasını bahane ederek saatlik formları önceden doldurduğunu kabul ettiğini, saat başı üretim rakamını sayarak formu doldurması gerektiğini, yoğun çalışma savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılmayan işlerin yapılmış gibi gösterilmesinin işverenin güveninin kötüye kullanılması, yanıltmaya yönelik bir hareket, işyerinde sıkıntı yaratacak bir husus olduğunu, davacının iş akdinin 4857 sayılı Yasanın 25/II maddesi uyarınca haklı sebeple feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işverenlik nezdinde 25/01/2010-09/08/2012 tarihleri arasında çalıştığı, davacının 07/08/2012 tarihinde 16/24 vardiyasında çalıştığı, çalışmakta olduğu hatta üretilen ABS bobinlerinden hatalı üretim olup olmadığını her saat başında yapacağı kontrollerde MPI formuna işaretlemesi gerekirken vardiya başında doldurduğunun tespit edildiği, davacıdan savunmasının istendiği, iş yoğunluğu nedeni ile formu önceden doldurduğunu kabul ettiği ve bu nedenle iş akdinin feshedildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dinlenen tanıkların banttan geçen ürünlerin kontrolünün kameralar tarafından da yapıldığını, davacının göz ile kontrol etmesi gerektiğini, üretilen ürünlerin sonrasında tekrar testten geçirildiğini, davacının davranışının işyerinde herhangi bir olumsuzluğa yol açmadığını, üretimde aksama yaşanmadığını, MPI formlarını önceden işaretleyen operatörlerin sözlü ve yazılı olarak uyarıldıklarını, davacının 2,5 yıldan fazla süredir işyerinde çalıştığını, bu süre zarfında herhangi bir uyarı ve ihtar almadığını beyan ettikleri, davacının formu doldurduktan sonra hattı kontrol etmediği yönünde bir tespitin yapılmadığı, benzer durumda diğer operatörlerin sözlü ve yazılı olarak uyarıldığı ancak davacının iş akdinin feshedildiği, davacının eyleminin feshi gerektirecek ağırlıkta olmadığı, eylem ile ceza arasında orantısızlık bulunduğu ve bu durumun davalı işveren yönünden haklı fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
    4857 sayılı İş Kanununun 25"inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
    İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez.
    Somut olayda; davacı, davalı işyerinde sarım operatörü olarak çalışmakta olup davacının sorumlu olduğu üretim hattında ABS fren sistemi bobini üretildiği, davacının 07.08.2012 tarihinde 16/24 vardiyasında görevli olduğu, hat sorumlusunun vardiya formlarını kontrol ederken davacının çalışmadığı saatleri de doldurduğunu tespit ettiği, bunun üzerine davacıdan yazılı savunmasının istendiği, davacının savunmasında çok yoğun çalıştığını, hem final hem de sarım kısmına baktığını, hatta yetişemediği için saatlik formları önceden doldurduğunu beyan ettiği, bunun üzerine iş akdinin işverence feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacının görevinin sorumlu olduğu hattaki üretim miktarını ve hatalı üretilen ürünleri tespit etmek olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı işyerinde önceden form dolduran başka işçilerin iş akitlerinin feshedilmediği ve banttan geçen ürünlerin kameralarla ve bir kısım testlerden geçerek kontrol edildikleri gerekçesiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak tanık beyanlarına göre diğer işçilerin bir saat sonraki saati işaretlediğinin tespiti üzerine uyarıldıkları, davacının ise vardiya başında tüm formu doldurduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının görevi üretim anında göz ile tespit edilebilecek hataları belirlemek, ayrıca üretim anında kameralarda hatalı gösterilen ürünleri işaretlemek olduğu anlaşılmaktadır. Davacının vardiya başında kontrol formunu doldurması durumunda ürünleri takip edip etmediği işverence anlaşılamayacaktır. Davacının sorumlu olduğu hatta üretilen ABS bobininin araçların fren sistemi için üretildiği, hatalı ürünün tespit edilmeden müşteriye teslimi ve bir araçta kullanılması halinde araç hasarı veya kazaya sebep olabileceği tanıklarca ifade edilmiştir. Ayrıca davacının performansına göre işyeri uygulaması gereğince yılda 1 veya 2 maaş ikramiye alabildiği, davacının söz konusu davranışı ile performansı konusunda da işvereni yanıltabileceği açıktır. Davacının bu davranışı doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverence yapılan fesih haklıdır. Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi